menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

DOLANDIRICILIK SUÇUNDA GECİKMİŞ ZARAR GİDERİMİ VE PARANIN DEĞER KAYBI: ETKİN PİŞMANLIK VE MUNZAM ZARAR İLİŞKİSİ

18 0
26.04.2026

Dolandırıcılık suçu, malvarlığına karşı işlenen suçlar kategorisinde, toplumsal ve ekonomik hayatın işleyişini doğrudan etkileyen bir boyuta haizdir. Türk Ceza Kanunu'nun 157. maddesinde düzenlenen bu suç, hileli davranışlarla mağdurun aldatılması neticesinde mağdurun veya başka birinin zarara uğratılması ve failin kendisine ya da başkasına fayda sağlaması esasına dayanmaktadır. Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesinde ise dolandırıcılık suçunun nitelikli halleri ve cezayı ağırlaştırıcı sebepler düzenlenmiştir. Ne var ki, suç işlendikten sonra failin pişmanlık göstererek mağdurun zararını gidermesi hâlinde uygulanan etkin pişmanlık kurumu, pratikte günden güne artan enflasyon ve paranın satın alma gücündeki erime karşısında önemli tartışmalar doğurmaktadır.

Türk Ceza Kanunu’nun Etkin Pişmanlık başlıklı 168. maddesinin 1. ve 2. fıkrası şöyledir: ‘‘ (1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs (…) suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.

(2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir.’’

Zira etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilmek için TCK 168. madde uyarınca zararın "aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi" aranmaktadır. Ancak paranın değerinin düştüğü, enflasyonun kronikleştiği ekonomik ortamlarda, suçun işlendiği tarihteki meblağın yıllar sonra mağdura ödenmesi, gerçek anlamda bir zarar giderimi sayılabilir mi? İşte bu soru, yalnızca ceza hukukunun değil, borçlar hukukunun "munzam zarar" kavramıyla da kesişen girift bir meselenin kapısını aralamaktadır.

Madde metnine göre; suç tamamlandıktan sonra ve fakat kovuşturma başlamadan önce failin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilebilmektedir. Kovuşturma başladıktan sonra hüküm verilinceye kadar bu şartların gerçekleşmesi durumunda ise cezanın yarısına kadar indirim yapılması mümkün hale gelmektedir.

Türk ceza sisteminde etkin pişmanlık, suçun tamamlanmasından sonra failin içten gelen bir pişmanlıkla mağdurun zararını gidermesi halinde cezada indirim yapılmasını öngören şahsi bir müessese olarak karşımıza çıkmaktadır. TCK'nın 168. maddesi, malvarlığına karşı işlenen suçlarda bu kurumun uygulanmasına izin vermektedir: "Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.05.2008 gün ve 127-147 sayılı kararında da açıkça vurgulandığı üzere; TCK'nın 168. maddesinde yer alan "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanabilmesi için, maddede sınırlı bir şekilde sayılan suçların işlenmesi halinde, failin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı, aynen geri verme ya da tazmin suretiyle gidermesi gerekmektedir." (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2017/654, K. 2017/333, T. 13.06.2017)

Burada dikkat çekilmesi gereken husus, zararın "tamamen" giderilmesi şartıdır. Kanun koyucu Türk Ceza Kanunu’nun 168. maddesinin 4. fıkrasında ‘‘Kısmen geri verme veya tazmin halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun rızası aranır.’’ demek suretiyle kısmen geri vermeyi veya tazmini mağdurun rızasına bağlamıştır. Yargıtay yerleşik içtihatlarında da, kısmi ödemelerin etkin pişmanlık kapsamında değerlendirilebilmesi için mağdurun bu kısmi ödemeyi kabul ettiğinin açıkça anlaşılması gerektiği vurgulanmaktadır. Mağdurun rızası olmaksızın yapılan kısmi ödemeler, indirim sebebi teşkil etmemektedir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin konuyla bağlantılı 2025/816 E. 2025/3507 K. ve 17.03.2025 tarihli kararı şöyledir. “Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; 27.04.2022 tarihli sorgusu sırasında katılanın zararını karşılaması kendisine süre........

© Hukuki Haber