menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

MÜHÜR BOZMA SUÇU (YARGI KARARLARIYLA)

24 0
02.03.2026

Mühür egemenliğin bir simgesidir. Eskiden yalnızca iktidar sahiplerinin elinde bulunan mühür günümüzde memurların kullandığı bir iktidar sembolüdür. Bir yasağın devlet iktidarı ve yasayla ilişkisini gösterir, kesinlik belirterek ilan eder.

Bu çalışma, mühür bozma suçunun kanuni çerçevesine değil; yüksek yargı organlarının suça ilişkin kavramları nasıl yorumladığına, hangi kriterleri benimsediğine ve uygulamanın hangi çizgide şekillendiğine odaklanmaktadır.

Mühür bozma suçunun oluşabilmesi için öncelikle hukuken geçerli, yetkili merci tarafından ve usulüne uygun şekilde tesis edilmiş bir mühürleme işleminin bulunması gerekir; geçersiz, hukuka aykırı veya idare mahkemesince iptal edilmiş bir mühürleme işlemine dayanılarak TCK m.203 kapsamında sorumluluk kurulamaz.

“Mühürleme işleminin dayanağı olan 31.5.1996 tarihli belediye encümen kararı hakkında Adana İdare Mahkemesinin 281.1997 ile 31.3.1997 tarihli kararlarında da mühürleme işleminin geçerli yasal bir nedene dayanmadığı gerekçesiyle iptal edilmiş bulunması karşısında, yasal ve hukuka uygun bir mühürleme işlemi bulunmadığı gözetilmeden, hükümlülük kararı verilmesi, bozmayı gerektirmiştir”. (Yargıtay 4. CD, 05.06.2000, E. 2000/3847, K. 2000/4844)

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na göre mühür bozma suçu iki şekilde işlenebilir:

1) Mührün yetkili makamca konulan fizikî engelinin kaldırılması

2) Mührün konuluş amacına aykırı hareket edilmesi

Mühür bozma suçunda “konuluş amacı” esasen mühürlemenin hangi gerekçeyle yapıldığına göre belirlenir: Kaçak yapıyı durdurmak amacıyla konulan mühürde inşaata devam edilmesi; ruhsatsız veya mevzuata aykırı işletmenin durdurulması amacıyla konulan mühürde işyerinin yeniden faaliyete geçirilmesi; sağlık–hijyen gerekçesiyle konulan mühürde üretim veya satışa devam edilmesi; güvenlik ve tehlike önleme amacıyla konulan mühürde ise risk giderilmeden faaliyetin sürdürülmesi, mühür fizikî olarak kırılmamış olsa dahi konuluş amacına aykırılık oluşturur ve suçun maddi unsurunu tamamlar.

• Mühürleme işleminden haberdar olmak, kasıt için yeterlidir; tutanağın tebliği zorunlu değildir.
(Yargıtay CGK, E. 2017/23 K. 2017/452 T. 31.10.2017)

• Mührün kırılmasına gerek yoktur; mükemmel biçimde korunmuş olsa bile konuluş amacına aykırı kullanım suçun oluşması için yeterlidir.
(Yargıtay 11. CD., E. 2014/5193 K. 2014/20374 T. 27.11.2014)

II. MÜHRÜN GEÇERLİLİĞİNE İLİŞKİN YARGISAL KRİTERLER

1. Yetkili merci tarafından konulmuş olma şartı

• Yetkisiz mercinin koyduğu mühür suçun konusunu oluşturmaz.
(Yargıtay CGK., E. 2014/455 K. 2014/541 T. 09.12.2014)

• Özelleştirilmiş kurumun abonelik borcundan dolayı koyduğu mühür devlet otoritesini temsil etmediğinden suç doğurmaz.
(Yargıtay 11. CD 04.12.2014 / Yargıtay CGK 08.03.2016 / Yargıtay 11. CD 01.02.2017)

• Özelleştirme öncesi kurumun koyduğu mühür ise suçun konusudur.
(Yargıtay 2. CD., E. 2016/15722 K. 2016/15831 T. 23.11.2016)

2. Belediyenin mühürleme yetkisinin sınırları

• Sanığın kiracı olarak........

© Hukuki Haber