HATALI DÜZENLENEN MİRASÇILIK BELGESİNİN İPTALİ MÜMKÜN MÜDÜR?
Mirasçılık belgesi (veraset ilamı), miras bırakanın ölümü üzerine mirasçıların kimler olduğunu ve miras paylarını gösteren, Türk Medeni Kanunu’nun 598. maddesinde düzenlenen resmi bir belgedir. Ancak bu belge kesin hüküm niteliğinde olmayıp, aksi her zaman ileri sürülebilen ve ispat edilebilen bir tespit belgesidir. Mirasçılık belgesinin iptali davaları, miras hukukunda maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasına hizmet eden önemli dava türlerinden biridir.
Mirasçılık belgesi, aksi ispat edilinceye kadar mirasçılık sıfatı bakımından karine oluşturan bir tespit belgesidir. Belge; mirasçıların belirlenmesini, miras paylarının tespitini, terekenin mirasçılara intikalini sağlayan resmi bir işleve sahiptir.
Çekişmesiz yargı kapsamında verilen bu kararlar maddi anlamda kesin hüküm oluşturmaz. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 05.12.1990 tarihli, 1990/2-560 Esas, 1990/622 Karar sayılı kararında; mirasçılık belgesine ilişkin kararların sonradan gerçeğe aykırı olduğunun anlaşılması halinde her zaman aksi iddia ve ispat edilebileceği ve kesin hüküm oluşturmayacağı kabul edilmiştir. Dolayısıyla daha önce verilmiş bir mirasçılık belgesi bulunması, yeni bir mirasçılık belgesi alınmasına veya mevcut belgenin iptal edilmesine engel değildir.
1-Mirasçılık Belgesinin İptali Davasını Kimler Açabilir?
Mirasçılık belgesinde hiç gösterilmeyen mirasçılar, mirasçı olarak gösterilmekle birlikte eksik pay verilen mirasçılar, önceki belgede mirasçıların veya miras paylarının hatalı belirlendiğini ileri süren mirasçılar, mirasçılık belgesinin iptalini talep edebilirler.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin 2017/2516 Esas, 2018/4179 Karar sayılı ilamında; mirasçılık belgesinde mirasçı olarak gösterilmeyen veya olması gerekenden daha az pay verilen mirasçıların iptal davası açabilecekleri kabul edilmiştir.
İster başkaları tarafından isterse kendisi tarafından hasımsız olarak açılan dava sonucunda mirasçılık belgesi alınmış olsa dahi, daha önceki mirasçılık belgesinde mirasçıların ve miras paylarının belirlenmesinde hata yapıldığını öne süren her mirasçının hasımsız olarak açacağı yeni bir dava ile mirasçılık belgesi verilmesini isteme veya önceki günlü mirasçılık belgesinde kendilerine pay verilen diğer mirasçılara hasım göstererek bu mirasçılık belgesinin iptali ile gerçeğe uygun yenisinin verilmesi istemiyle dava açma hakkı bulunduğundan kuşku duymamak gerekir. (Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1829E. 2026/12K.)
2-İspat Yükü Kimin Üzerindedir?
Mirasçılık belgesinin iptali davalarında ispat yükü öncelikle davacı üzerindedir. Davacı; murisin mirasçısı olduğunu, iptali istenen belgede mirasçı olarak gösterilmediğini veya eksik pay aldığını, önceki mirasçılık belgesinin gerçeğe aykırı olduğunu kanıtlamak zorundadır.
İrs ilişkisi kural olarak nüfus kayıtlarıyla ispat edilir. Ancak nüfus kayıtlarının bulunmaması veya gerçeği yansıtmadığının anlaşılması halinde doğum ve ölüm olguları ile soybağı ilişkisi her türlü delille ispat edilebilir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin 2016/13202 Esas, 2020/3336 Karar sayılı ilamında da; davacının murisin öldüğünü, muris ile arasındaki irs bağını kanıtlamakla yükümlü olduğu, davanın reddedilebilmesi için ise murisin hiç yaşamamış olduğunun veya davacının mirasçı olmadığının belirlenmesi gerektiği ifade edilmiştir.
Mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin davada irs ilişkisi kural olarak nüfus kayıtları ile ispat olunur. Nüfus kayıtları belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturur. Bunların içeriğinin doğru olmadığının ispatı kanunlarda başka bir hüküm bulunmadıkça herhangi bir şekle tabi........
