Ne yani Haine hain demek suç mu?
Bugünlerde Türkiye'de bir garip tiyatro sahneleniyor. Adalet saraylarının koridorlarında yankılanan hukuk terimlerinin, tarihsel gerçeklerin ve vicdanın birbirine girdiği, akıl tutulması yaşatan bir süreçten geçiyoruz. Ümit Özdağ'ın, yakın tarihimizin en karanlık figürlerinden biri olan Şeyh Said'e dair sözleri nedeniyle "kişinin hatırasına hakaret" suçundan ceza alması, sadece bir para cezası değildir; bu, Cumhuriyetin kurucu iradesinin mahkeme salonlarında yargılanmasıdır.
Hukuk sistemimiz, "suçta ve cezada kanunilik" ilkesine sığınarak, tarihsel bir isyancıyı "korunması gereken bir hatıra" statüsüne yükseltmiştir. Soralım o halde: Cumhuriyetin temelini yıkmaya çalışan, "din elden gidiyor" bahanesiyle silahlı kalkışma başlatan, gencecik vatan evlatlarının kanına giren ve devletin ülkesini bölmeye teşebbüs eden bir figür, nasıl olur da bugün "hatırasına saygı duyulması gereken bir şahsiyet" kategorisine konulabilir?
Hukuku, hainlerin hatırasını koruma kalkanı haline getirmek, yarın başka ihanet odaklarına da meşruiyet kapısı açmaktır.
"Haine hain demek suç mudur?" sorusu, artık bir polemik değil, milli bir güvenlik meselesidir. Bir devlet, kuruluşuna kastedenlere karşı bir "vefa" veya "hoşgörü" geliştiremez. Bunu yaptığınız an, devleti devlet yapan o çelik iradeyi kendi ellerinizle eritirsiniz. Bugün Şeyh Said'i "tarihsel bir figür" diyerek masumlaştıranlar, yarın o aynı zihniyetin bugünkü........
