menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Alsace’dan İsviçre’ye: Bir ilkbahar kaçamağı (2)

27 0
21.06.2026

Fransa’nın Alsace bölgesinde başlayan gezimizin ikinci bölümünde hedefimiz İsviçre idi. Colmar’dan ayrıldıktan sonra esas olarak Ren Nehri tarafından beslenen ve Almanya, İsviçre, Avusturya arasında yer alan Konstanz Gölü’ne (Almancası “Bodensee”) doğru yola çıktık. Programımızda Almanya ve Avusturya’da iki mola ve Lichtenstein’ın başkentine “merhaba” demek de vardı! Gelin gezimize geçen hafta kaldığımız yerden devam edelim...

Bad Säckingen / Almanya

Sabahleyin Colmar’dan yola çıktıktan bir saat sonra İsviçre üzerinden Almanya’ya girdik. İlk durağımız Almanya’nın en güneybatı ucunda, İsviçre sınırında yer alan ve tarihi bir kaplıca kasabası olan Bad Säckingken oldu. 19. yüzyılda yazılmış “Bad Säckingen Trompetçisi” adlı bir roman nedeniyle “Trompetçinin Şehri” diye anılıyormuş. Ren Nehri kıyısındaki bu küçük kasabayı ilginç kılan üstü kapalı tahta bir köprüden yürüyerek karşı kıyıdaki İsviçre’ye geçebilmeniz. Aslında köprü tam ortasından beyaz bir çizgiyle ikiye ayrılmış. Çizginin bir adım sonrası İsviçre! 13. yüzyılda yapılmış ve sonrasında elbette tekrar ve tekrar inşa edilmiş olan 200 metre uzunluğundaki köprü sadece yayalara açık. Biz de her turist gibi önce köprüden karşı kıyıya gidip geldik. Ardından kasabanın meydanındaki Barok tarzında bir yapı olan Aziz Fridolin Katedrali’ni görmeye gittik.

Ren Şelaleleri ve Stein am Rhein

Bad Säckingen’den tekrar İsviçre’ye döndük. Su hacmi açısından Avrupa’nın en büyük şelalesi olan, yaklaşık 150 metre genişliğinde ve 23 metre yüksekliğindeki Ren Şelaleri’nde kısa bir mola verdik. Ardından yine Ren kıyısında yer alan bir Orta Çağ şehri olan Stein am Rhein’a gittik. Tarihi merkezdeki ön cepheleri fresklerle süslü yarı ahşap evleri hayranlıkla seyrederek dolaştık. Bir köprüden geçerek şehrin diğer yakasını keşfettik.

Günün son durağı Avusturya’nın kuzeybatısındaki sınır kentlerinden biri olan Dornbirn idi. Almanya, İsviçre ve Lichtenstein’a yakınlığından dolayı “dört ülke şehri” de denilen Dornbirn, Avusturya’da yaşayan Türklerin yoğun olarak bulunduğu bir yrdığımız kasabaermiş. Sokaklarda dolaşırken gördüğümüz Türkçe dükkan tabelaları zaten bu durumu kanıtlıyordu! Akşamüstü vardığımız kasabada kısa bir tur atıp şehir meydanındaki bir restoranda lezzetli bir yemek yiyerek otelimize döndük.

Vaduz / Liechtenstein

Sabahleyin Dornbirn’den ayrıldıktan sonra İsviçre’ye girip çıkarak Liechtenstein’ın başkenti Vaduz’a gitmemiz sadece bir saat sürdü! İsviçre ve Avusturya arasında yer alan ve 160 kilometrekarelik yüzölçümüyle dünyanın 6. en küçük devleti olan Liechtenstein Prensliği’nin sınırlarının uzunluğu 76 kilometreymiş. Ülkenin başkenti Vaduz, Alp Dağları’nın eteklerinde, Ren Nehri’nin kıyısında yer alıyor. Şehrin en belirgin simgesi dik bir tepenin üzerinde bulunan Vaduz Şatosu. 12. yüzyılda inşa edilen şato........

© Gazete Pencere