Sendikal haklar laboratuvarı
Migros işçileri, 23 Ocak günü, ücretlerine asgari ücret artışı oranında yüzde 27 zam yapılması üzerine sendikaları DGD-SEN öncülüğünde iş bıraktı. Talepleri ise ücretlerine yüzde 50 zam yapılması, banka promosyonlarının eksiksiz yatırılması, ücretlerinin net olarak belirlenmesi ve gelir vergisinin işverence ödenmesi idi. Migros depo işçilerinin direnişi sadece İstanbul’la sınırlı kalmadı ve ülkenin büyük bölümündeki depolara yayıldı.
Eylem başladığında 7 bin 875 depo işçisi alt işverenler bünyesinde idi. Migros, eylem başladıktan üç gün sonra, taşeron depo işçilerini kadroya alacağını duyurdu. Aslında bu bir kazanım ve işçilerin eyleminin bir sonucuydu. Gel gör ki Migros bu hamleyi direnişi kırmak için yaptı. Yıllardır 16 No’lu depo (gemi yapımı ve deniz taşımacılığı, ardiye ve antrepoculuk) iş kolunda yer alan Migros depoları, bir anda 10 No’lu ticaret büro eğitim ve güzel sanatlar iş koluna geçirildi. İşveren bu hamlesiyle, işçileri kendi özgür iradeleri ile tercih ettiği sendikadan, DGD-SEN’den koparmayı amaçladı.
Migros direnişiyle, sendikal barajlar, alt işveren-asıl işveren uygulaması, iş kolu değişikliği, bağlı iş yeri, işletme gibi birçok hukuki mesele, aynı anda işçilerin sendika ve toplu iş sözleşmesi hakkını çiğneyen somut bir olgu olarak yaşandı.
Türkiye’deki sendikal sistem iş kolu esaslıdır. Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu uyarınca 20 iş kolu belirlenmiştir ve sendikalar iş kolu........
