menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hangi liberalizm? Hangi kamu?

46 0
saturday

Daron Acemoğlu’nun Han­gi Liberal Demokrasi baş­lıklı son kitabı epey bir tartışma yarattı. Türkiye’deki tartışmayı The Economist dergisinde yer alan sert eleştiri sürükledi. Ama kitabın esas meselesi bir top­lumsal ideal olarak liberalizmin ve bu idealin şekillendirdiği ekonomik ve siyasi kurumların 2000’li yıllarda teklemesi kar­şısında halkın refah, paylaşım ve yönetime katılım talepleri­ne yeniden cevap verebilmesi­nin nasıl mümkün olabileceği idi. Daron Acemoğlu’nun verdi­ği cevap, işçi sınıfı liberalizmi.

Acemoğlu’nun savunduğu tür­den, toplumsal temeller üzeri­ne oturmuş, sosyal mühendis­likten uzak ve refahın paylaşımı konusunda güçlü bir taahhüdü olan bir liberalizm anlayışı, hiç şüphesiz 1980 sonrasının libe­ralizminden uzak, sosyalist ol­masa da sosyal demokrasiye ya­kın bir anlayış. The Economist dergisinin Acemoğlu’na itirazı­nın ana sebebi de bu olsa gerek.

Artık bekleneni veremeyece­ği aşikar olan son 40 yılın libera­lizm anlayışının (biz ona kısaca neoliberalizm diyoruz) yerine henüz ne konacağı netleşmedi. Acemoğlu’nun önerisi libera­lizmi işçi sınıfını gözetecek bi­çimde revize etmek. Bu anlayış ABD’de Demokrat Parti içinde giderek yükselmekte olan sol anlayışla da gayet uyumlu. An­cak neoliberalizmin tek alter­natifi işçi sınıfı liberalizmi de­ğil. İkinci alternatif ise bugün­lerde en iyi özdeşliği Trump’ın politikalarıyla kurabileceğimiz yeni nesil ekonomik milliyetçi­lik. Ben The Economist dergisi­nin Acemoğlu’na itirazını neoli­beralizm sonrası dönemin ola­sı iki ana güzergahından birine itiraz olarak değerlendirdim.

Kamuya biçilen yeni rol

Bu tartışmalar olurken üze­rine İSO’nun yeni........

© Dünya