Kim Kazandı, Kim Kaybetti?
İran ve ABD arasındaki savaşı sona erdirmek için aylardır yoğun bir müzakere süreci yürütülüyordu. "Müzakere nihayete erdi, mutabık kaldık, anlaştık, az kaldı, önümüzdeki hafta imzalar atılacak…" açıklamalarının ardından 14 maddelik bir antlaşma metni ortaya çıktı. 19 Haziran Cuma günü İsviçre’de resmi bir törenle imzaların atılacağı duyuruldu.
Her iki taraf da antlaşmadan kazançlı çıktığını ve zafer elde ettiğini iddia etti. Sonuçta, bu tür krizlerde hiçbir taraf kaybettiğini kolay kolay kabul etmez; nitekim etmediler de.
Ancak antlaşmanın birinci maddesinde yer alan "Lübnan’a yönelik saldırıların ve savaşın durması" şartı karşısında Siyonist işgal rejiminin saldırılarına devam etmesi, süreci tehlikeye atarken İsviçre’deki imza töreninin de ertelenmesine yol açtı.
Sahada yaşanan asimetrik ve alışılagelmişin ötesindeki savaş süreci, müzakere masasında da aynen karşılık buldu. Bir yanda Lübnan Cumhurbaşkanı Siyonist rejimle müzakereler yürütüp antlaşmalar yaparken, sahada asıl savaşan güç olan Hizbullah masada yer almadı, fikri ve düşüncesi sorulmadı. Diğer taraftan İran, kendi toprakları olmadığı halde antlaşmanın yürürlüğe girmesi için Lübnan’a yönelik saldırıların durmasını şart koşuyor. ABD ise durduramadığı, söz geçiremediği ya da........
