Kadın İçin Çıkarılan Yasalar Kadının Hayrına Değil
Türkiye, Avrupa Konseyi'nin telkin ve teşvikiyle -sözüm ona- Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetle Mücadele için 11 Mayıs 2011 tarihinde İstanbul Sözleşmesini imzalamıştı. Aile kurumunu hiçe sayan bu sözleşmenin birtakım marjinal/ahlaksız grup ve derneklerin birlikte hareket edip bir kamuoyu oluşturmaları sonucu TBMM Genel Kurulu'nda birkaç milletvekilinin adeta vur kaç taktiğiyle, belki de el kaldırıp indirmesiyle yasallaştığı hepimizin malumudur. Aileyi hızla yıkıma götüren bu sözleşmenin imzalanmasından sonra ülkemizde ne yazık ki kadın cinayetleri azalmamış, aksine artarak devam etmiştir. 6284 Sayılı Aileyi Koruma (gerçekte yıkma) Kanunu çıkarıldıktan sonra sırf kadının beyanı esas alınarak davalı hale gelen 2 milyondan fazla erkeğin evden uzaklaştırma cezası aldığını sokak ve arabalarda sabahladığını biliyor muydunuz? Müslüman Anadolu insanının ciddi tepki ve eleştirileri sonucu Türkiye, 20 Mart 2021 tarihli Cumhurbaşkanı kararıyla İstanbul Sözleşmesinden ayrıldı.
Kadını koruduğunu iddia ettikleri bu yasanın pratikte koruyucu bir tarafı yoktur. Yasa için, onuru çiğnenen ve babalık duyguları zedelenen erkeğe, bir nevi cinnet geçirtme yasasıdır desek yeridir. Devletin kolluk güçleri her yıl kocasından şikayetçi olan yüz bin kadının başında nöbet mi tutacak? Kaldı ki uzaklaştırma cezası alan evin reisi konumundaki baba, bırakın eşine fiziksel şiddet uygulama, eşine ve çocuklarına namaz kılmaları ve benzeri masumane bir tavsiyede bulunduğu için evet, evet, sırf bundan dolayı evden uzaklaştırılıp bilahare yuvalarının yıkılması reva mıdır? Neymiş efendim, bu tavsiye psikolojik şiddet içeriyormuş da...
Bu bağlamda feminist........
