Terazinin dili
Bir şeyin güzelliği, çoğu kez bulunduğu yere yakışmasından doğar.
Su kabına göre biçim alır, insan ise durduğu yere göre kıymet kazanır.
Yerli yerinde duran her şey sade bir huzur verir; ne eksiği göze batar, ne fazlası rahatsız eder.
Bir çiçeği saksısından koparıp avizenin yanına asarsanız, hem çiçek solar hem oda yabancılaşır.
Çünkü güzellik, eşyanın kendi tabiatına ve durduğu yere sadık kalmasında saklıdır.
Fakat çağın bir hastalığı var: her şeyi olduğundan büyük göstermek.
Sosyal hayatımız adeta bir vitrine dönüştü; herkes kendini olduğundan parlak göstermenin telaşında.
Bir hâli şişirmek, bir sözü abartmak, bir insanı ya göklere çıkarmak ya da bir çırpıda yerin dibine batırmak âdet hâline geldi.
Küçük bir başarı zaferle, sıradan bir kırgınlık ihanetle anılır olunca, kelimeler de kıymetini........
