HAKEM GÖRMEDİ, PFDK GÖRDÜ: PEKİ KEREM VE AZİZ YILDIRIM HAKLARINI NASIL ARAYACAK?
Türk futbolunda artık gerçekten bazı soruları sormak gerekiyor.
Çünkü mesele yalnızca Aziz Yıldırım'ın PFDK'ya sevk edilmesi değil.
Mesele yalnızca Kerem Aktürkoğlu'nun maç sonu açıklamaları da değil.
Futbolun içinde hak aramanın sınırı nereye kadar?
Bir futbolcu sahada haksızlığa uğradığını düşünüyorsa ne yapacak?
Bir kulüp başkanı hakem kararını eleştirirse ne olacak?
Bir futbolcu, verilmeyen penaltısı nedeniyle tepki gösterirse susturulacak mı?
Ve daha da önemlisi...
Hakemin sahada göremediği bir hareketi PFDK sonradan görüyorsa, hakem hatasını eleştiren futbolcu ve yöneticiler neden suçlu konumuna düşüyor?
VLAHOVİĆ'İN HAREKETİNİ HAKEM NEDEN GÖRMEDİ?
Gelelim Dušan Vlahović meselesine.
Derbide Vlahović ile Milan Škriniar arasında yaşanan gerginlik sırasında Vlahović'in yaptığı uygunsuz hareket nedeniyle Beşiktaşlı futbolcu PFDK'ya sevk edildi. TFF Hukuk Müşavirliği bu sevki Futbol Disiplin Talimatı'nın 41. maddesindeki "hakaret" kapsamında yaptı.
Burada benim sorum çok basit:
Hakem o sırada ne yapıyordu?
Maçın hakemi sahadaydı.
Pozisyon sahada yaşandı.
Oyuncuların hareketlerini takip etmek hakemin görevi.
Peki hakem bunu görmedi mi?
Görmediyse neden görmedi?
Gördüyse neden o anda işlem yapmadı?
Eğer görmediyse, PFDK bunu maçtan sonra hangi görüntüler üzerinden tespit etti?
TFF Hukuk Müşavirliği bu görüntüyü kendisi mi inceledi, yoksa birileri şikâyet etti de sonradan mı fark edildi?
İşte Türk futbolunun cevaplaması gereken soru budur.
Çünkü eğer disiplin sistemi maç sırasında gözden kaçan her olayı sonradan görüntülerden bulup cezalandıracaksa, bunu açık ve şeffaf bir sistem haline getirin.
Ama o zaman başka bir soru daha çıkar:
Sadece bazı görüntüler mi inceleniyor?
Yoksa maçın tamamı gerçekten aynı titizlikle mi taranıyor?
"SICAĞI SICAĞINA NE YAPTINIZ?"
İşte asıl mesele burada.
Maç sırasında bir oyuncunun yaptığı hareketi hakem görmüyor.
Görüntüler tekrar tekrar izleniyor.
Sonra oyuncu PFDK'ya sevk ediliyor.
Aynı........
