29 EKİM
Bazı tarihler vardır; üzerinden yıllar geçse de anlamını yitirmez.
Çünkü o tarihler, yalnızca geçmişte yaşananları değil, bir milletin nasıl ayağa kalktığını ve dünyaya nasıl bir irade gösterdiğini anlatır.
29 Ekim 1923, Türk milletinin tarihine işte böyle yazılmıştır.
O gün, Anadolu’nun yorgun topraklarında yalnızca yeni bir devletin adı konulmadı.
Bağımsızlığını savaş meydanlarında kazanan bir millet, geleceğini kendi iradesiyle kuracağını bütün dünyaya ilan etti.
Bu, bir takvim yaprağına sığmayacak kadar büyük; birkaç törenden ibaret görülemeyecek kadar köklü bir dönüşümdü.
Aradan 103 yıl geçti.
Dünya değişti, sınırlar değişti, güç dengeleri değişti.
Fakat bir milletin bağımsız yaşama iradesinin tarih içindeki değeri değişmedi.
Bugün 29 Ekim’i kutlarken yalnızca nereden geldiğimizi hatırlamıyor, aynı zamanda nasıl bir devlet geleneğinin mirasçıları olduğumuzu da yeniden görüyoruz.
Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının önderliğinde kazanılan Millî Mücadele, Türk milletinin en zor şartlarda dahi kendi kaderine sahip çıkabileceğinin tarihî kanıtıdır.
Yoklukların içinden doğan Türkiye Cumhuriyeti, bağımsızlığı kalıcı kılmak için devlet kurumlarını oluşturmuş, eğitimden hukuka uzanan köklü dönüşümlere yönelmiş ve çağdaş dünyada güçlü bir yer edinme hedefini benimsemiştir.
29 Ekim’in asıl büyüklüğü, bir milletin yalnızca bağımsızlığını kazanmasında değil, o bağımsızlık üzerine bir gelecek inşa etme kararlılığındadır.
Bugün güçlü devlet olmak,........
