menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hakikat yargılanamaz

58 0
26.03.2026

Peş peşe birbirini izleyen olaylara bakınca, insan çıldırmadan nasıl bu ülkede yaşayabilir diye şaşmadan edemiyorum.

Bir gece yarısı evinden polis baskınıyla, yatağından çıkarılıp gözaltına alınıyor, tanıdığım en iyi gazetecilerden biri Alican Uludağ. Çoluk çocuk, eşi, dehşet içinde.

Bir başka gün Tokat’a, ailesine bayram ziyaretine gitmiş, hak, hukuk işlerinin hiç ama hiç peşini bırakmayan genç gazeteci İsmail Arı önce hemen orada gözaltına alınıyor, doğru Ankara’ya getiriliyor ve orada tutuklanıyor. Ne sorgu ne mahkeme ne bir iddia... Doğru Sincan hapishanesine.

Neden mi? Yanıtını herkes biliyor. Her ikisi de mesleklerini yaptıkları için. Hakikatin peşinde oldukları için. Araştırdıkları için. Gerçekleri söyledikleri için. Ucu cemaatlere, tarikatlara dayanan, kimi olayların peşini bırakmadıkları için.

O kadar da değil, tüm gazetecileri korkutmak için. Gözdağı vermek için. Ya bizdensin ya düşmansın diyorlar. Bundan daha açık seçik nasıl söylenir ki?

Öyleyse bağır, herkes duysun diye hepimiz haykırmalıyız:

Hakikat yargılanamaz.

Gazetecilik suç değildir.

Hak var, hukuk var, adalet var sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Haber şöyleydi:

“Aynı dosyada zıt kararlar: Teğmene ret, bölük komutanına kabul... Aynı soruşturma kapsamında açılan davalarda yargı farklı yönde karar verdi. Teğmen Ebru Eroğlu’nun ihraç işlemi onanırken bir komutanın göreve iadesine hükmedildi.”

Haber böyle yansıdı medyaya. Ebru Eroğlu,........

© Cumhuriyet