menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Usmanbaş’ı anarken

15 6
28.01.2026

İlhan Usmanbaş, eşi Ankara operasının ünlü sopranosu Atifet Hanım Covid19’dan vefat ettiğinde konuk oldukları huzurevinin banyosundaki aynanın önüne gitmiş ve: “Aticim (Atifet’in kısaltılmışı) merak etme, ben de çok yakında senin yanına geliyorum” demiş. İki yıl sonra İlhan Bey’i de o âleme yolcu etmiştik. Onlar, artık nesli tükenen sevgi dolu çiftlerden biriydi. Birbirlerine “nay nay veya “naycığım” diye seslenmeleri, öğleden sonraki uykuları kendilerine özeldi. İlhan Usmanbaş 1921’de dünyaya gelmişti. Geçen yıl 30 Ocak’ta vefat ettiğinde 104 yaşındaydı ve aklı tamamen başındaydı. Diğer meslektaşları gibi yurtdışında değil, yurtiçinde eğitim görmüştü. Önce Galatasaray Lisesi’nde, sonra Ankara Devlet Konservatuvarı’nda okumuştu. Ayvalıklıydı. Bülent Arel gibi hep araştıran ve sorgulayan bir arkadaşı vardı. İlhan Bey duyduğu, öğrendiği her yeniliği, uçabildiği kadar uzakları araştırarak bütünleştirmişti. Çağdaş müziğimizin yaratıcılarından birisi ve konservatuvarın çok değerli bir öğretmeniydi. Maltepe Huzurevi’ndeki son yıllarında öğrencileri onu hiç yalnız bırakmadılar. Hasan Uçarsu, Özkan Manav, İpek Mine Sonakın, Mehmet Nemutlu, Ahmet Altınel ve Kıvılcım Yıldız gibi. Huzurevinde onu sürekli ziyaret ettiler, müzik dünyası ile huzurevinin içindeki ve dışındaki dünyayı birleştirdiler.

İlhan Bey opera dışında müziğin her dalına örnek vermişti. Neden, diye sorduğumda “Eşim bir opera sanatçısıydı, onun çektiği zorluklara tanık oldum, bu dalda eser yazmaktan kaçındım” demişti.

Usmanbaş 1940’lı........

© Cumhuriyet