Tutuklanan gazeteciler ve İsmail Arı
Bizim coğrafyamızda yayımlanan ilk gazetelerden biri “Tasvir-i Efkâr”dı. Kurucusu Şinasi, üç yıl boyunca muntazam çıkarmayı başardı gazeteyi. Tutuklanmasından tedirgin olduğundan 1865 yılının ilkbaharında Paris’e kaçtı. Bu defa “Tasvir-i Efkâr”ın başına Namık Kemal geçti. Genç Kemal, 25 yaşında bir delikanlıydı. “Şark Meselesi” adlı bir yazı dizisi nedeniyle gazetecilikten men edildi. Onun da Şinasi gibi yurtdışına çıkmaktan başka çaresi kalmamıştı! “Basiret” ve “İbret” gazetelerinin de kaderi aynıydı. “Basiret” Ali Suavi’nin yazıları nedeniyle kapanmış, “İbret” ise birkaç yıl sonra yurtdışından yeni dönen Namık Kemal’in Magosa’ya sürülmesine neden olmuş, ardından da kepenklerini indirmişti. Bunun ardında ise basınla ilgili ceza kanununa koyulan maddeler büyük rol oynuyordu. Özellikle 1864 yılında çıkan “Matbuat Nizamnamesi” gazete yayımlanmasını hükümet iznine tabi tutuyordu. Ancak dönemin hükümeti gazetelerin yaygınlaşması üzerine bu kanunla yetinmeyerek bir de “yüksek kararname” çıkardı. Neler yoktu ki bu kararnamede? “Gazetelerin bir süreden beri kullandıkları dil ve tutumlar”, “memleketin genel çıkarına yönelik aykırılıklar”, “fesat aleti olarak birtakım zararlı düşünceleri yazanlar” nedeniyle gazetelerin kapatılması meşru görülüyor, bu “Yasssak kardeşim” zihniyeti magazin yazısının bile ceza almasını........
