Derin Devlet, derin Ankara
Her kesimin kendisine göre ‘Derin Devlet’ tarifi yanı sıra, özellikle AKP yanlılarının ‘vesayet sistemi’ eleştirileri ve ona yönelik siyasi iddiaları uzun süre gündemdeydi. Halen süren ‘Derin Devlet’in varlığı veya yokluğu bir tarafa iktidara yakın adeta iktidarın sözcüsü gibi davranan Zafer Şahin’in iddiasıyla ‘Derin Ankara’ olduğu kamuoyu öğrenmiş oldu. Vesayet sistemi eleştirilerine gelince artık itiraz edenler kendi vesayet sistemlerini oluşturdukları için, şikayet edenlerin şikayet ettiği manada bir vesayet sistemi yok ama AKP’nin ‘’FETÖ ve ABD’’ ile birlikte inşa ettikleri AKP vesayet sisteminden kolaylıkla söz edilebilir.
Sözü edilen ‘derin Ankara, Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel’in barışması ve İmamoğlu’nun tasfiyesini istiyor. Bunun için partinin akil insanları devreye girecek iktidarın istediği şartları oluşturacakmış! Özel’den istenen ‘’Ekrem İmamoğlu’nu ihraç et, Silivri’yi unut Ankara merkezli siyaset yap, Mansur Yavaş’ı aday yapma; biz seninle güllük gülistanlık bir ilişki kuralım.’’
Özgür Özel buna yanaşmıyor, yol arkadaşlarını yarı yolda bırakmıyor. Özgür Özel buna yanaşmadıkça operasyonlar devam ediyor; davalar Özgür Özel’e yöneliyor!
Sopa havuç politikası…
Hem operasyonlarla seni boğarız hem de; ana muhalefet partisiyle görüşebiliriz, neden görüşmeyelim diyerek seni hepten yok saymıyor, gözden çıkarmadık mesajı veriliyor.
Neymiş Zafer Şahin’in ‘Derin Ankara’ sı?
İktidarın çizdiği alanda, iktidarın belirlediği konular etrafında iktidar için tehdit oluşturmayacak şekilde ‘uysal’ muhalefet yöntemiyle........
