K tipi enflasyon
Bilindiği gibi Ocak ayı tüketici fiyatları enflasyonu (TÜFE) yüzde 4,84 açıklandı. Mevsim etkilerinden arındırılmış enflasyon dahi yüzde 2,88 geldi. Bu veriler net bir biçimde yıl sonu için öngörülen yüzde 16 hedefinin gerçekçi olmadığını gösterdi. Önemli nokta, bu teknik bir sapma, masum bir yanılma değil bilinçli bir manipülasyon izlenimi uyandırıyor. Çünkü yılın son iki ayı zamları erteliyor, sırasıyla yüzde 0,87 ve yüzde 0,89 enflasyon oranları ilan ediyor; asgari ücreti, kamu çalışanı ve emekli maaşlarını yıl sonu yüzde 16 hedefine göre artırıyorsunuz. Sonra da yüzde 4,84 verisiyle daha yılın ilk ayında verilen zamların neredeyse yarısı buharlaşmış oluyor.
Enflasyona ilişkin bir tartışma da TÜFE ana harcama gruplarının ağırlıklarının güncellenmesinde yaşandı. Bu ayarlamanın toplam harcamalar içerisinde tüketim alışkanlıklarının değişmesinden kaynaklandığı bildirildi. Örneğin lokanta ve konaklama hizmetlerinin ağırlığında artış gözlemlenirken, konut grubundaki düşüş öne çıktı. Bu yazıda güncellemenin ülkedeki gelir ve servet dağılımı bozulmasının beklenen bir sonucu olduğunu savunacağız. Diğer bir deyişle, üst gelir grubunun harcama kapasitesi, tükettiği mal ve hizmetlere talebi artarken, alt gelir grubu giderek tüketim kalıplarını temel ihtiyaç maddelerine sıkıştırıyor. Hem toplam harcamalarda zenginlerin ağırlığı belirginleşiyor, hem de bu kalemlerdeki enflasyon ortalamanın üzerine çıkıyor. ”Lokanta ve otellere ağırlıkla kimler gider” sorusunun cevabı aslında konuya açıklık getiriyor.
Zaten enflasyonun 3 temel kaynağı olduğunu düşünüyoruz. Birincisi, tarım ürünlerinin arzının yetersizliğine, turizm faaliyetleri nedeniyle gıda maddeleri talebinin sıçraması eklenince özellikle taze meyve-sebze ve et ürünlerinde sert fiyat artışları ortaya çıkıyor. İkincisi, eğitim, sağlık, ulaşım, konaklama vb. hizmetler, bir denetim ve düzenleme olmadığı için kontrolsüz biçimde artıyor. TL’nin dövizler karşısındaki değer kaybını enflasyonun altında tutan Şimşek’in “ dezenflasyon” tasarımı ticarete tabi olmayan mallarda işlemiyor. Nitekim en son yıllık enflasyon mallarda yüzde 25,70, hizmetlerde yüzde 40,23 oranlarında gerçekleşti. Üçüncüsü de giderek zenginleşen kaymak tabakanın tüketimi hız kesmiyor, mal ve hizmet talepleri........
