menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Para egemenliği için döviz yasağı

30 31
20.02.2026

Geçen hafta içinde TCMB Başkanı Fatih Karahan’ın deflasyon süreci ile ilgili açıklamalarında yastık altı tasarruflar gündeme geldi. Sayın Karahan yastık altında 600 milyar dolar altın bulunduğunu açıkladı. Türkiye ekonomisinin son 37 yılı, finansal liberalizasyonun yarattığı yapısal kırılganlıkların somut bir laboratuvarı niteliğindedir. 1989 yılında alınan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı karar ile sermaye hareketlerinin serbest bırakılması, Türkiye’yi küresel finansal sisteme entegre etmiştir. Uzun süre bu kanunun meşrulaştırılması için propaganda yapılmıştır. Bu yasayla sözde sağlanan serbestlik ‘Türkiye’yi dışa açacak’, tasarrufların kayıt dışına çıkmasını engelleyecek ve yatırımlara dönüşmesini sağlayacak, büyük miktarda doğrudan yabancı sermayenin önünü açacaktı.

NEOLİBERAL AÇILIM SORUNLARI DERİNLEŞTİRDİ

Ancak 37 yıllık tecrübe sonucunda 600 milyar dolar altın, 350 milyar dolar döviz 500 milyar dolar yurt dışı tasarruflar olarak toplamda neredeyse Türkiye GSYİH’si kadar sistem dışına çıkan bir tasarrufla karşı karşıyayız. Ayrıca ‘serbest sermaye hareketleri ile’ Türkiye, kronik cari açık, yüksek enflasyon, kur oynaklığı, devalüasyon ve tekrarlayan finansal krizler sarmalına girmiştir. Bu bağlamda, döviz tasarruflarının yaygınlaşması ve finansal sistem dışındaki varlık birikimi (yastık altı döviz ve altın) sadece bir sonuç değil, aynı zamanda sistemin işleyişini daha da bozan bir faktör haline gelmiştir.

PARA EGEMENLİĞİ VE DOLARİZASYON SORUNU

Bir devlet, kendi para birimini ihraç edebildiği sürece finansal olarak kısıtlı değildir. Ancak bu önermenin kritik bir koşulu vardır: ekonomik aktörlerin söz konusu para birimini fiilen kullanması. Para egemenliği hukuki ve teknik olarak mevcut olsa da özel sektörün tasarruf ve fiyatlama davranışları bu egemenliği pratikte sınırlayabilir. Türkiye örneğinde bu koşul önemli ölçüde aşınmış; yerel para birimi ekonomik sistemin merkezinden kısmen uzaklaşmıştır.

DOLARİZASYON = PARA EGEMENLİĞİNİN AŞINMASI

Türkiye’de:

• Mevduatların önemli kısmı döviz cinsindedir

• Büyük ölçekli işlemler döviz referanslıdır

• Gayrimenkul ve bazı sektörlerde fiyatlama dövize bağlıdır

Dolarizasyon sürecinde devlet TL basabilir ama ekonomi TL kullanmak istemez. Bu, kritik bir çelişkidir. Çünkü:

• Devlet harcama yapar ➞ TL........

© Aydınlık