Milyarlarca insanın kendi fotoğrafı 3/3
Bugün insanlık tarihinin en büyük görsel arşivini oluşturuyoruz. Milyarlarca insan kendi hayatını kaydediyor: çocuğunun ilk adımını, yediği yemeği, tatilini, hastalığını, düğününü, evini, sokağını, sevdiği insanı, öfkesini, yalnızlığını, hatta ölümünü. Ama bu görüntülerin ne kadarı gerçekten hafızaya dönüşüyor? Telefonlarımızda binlerce fotoğraf var; kaçına gerçekten bakıyoruz, kaçının nerede çekildiğini hatırlıyoruz, kaçının hikâyesini birkaç yıl sonra anlatabiliyoruz? Kaçını çocuklarımız görecek, kaçını elli yıl sonra biri bulduğunda ne olduğunu anlayabilecek?Belki de tarihin en büyük fotoğraf arşivini kurarken aynı anda en büyük unutma makinesini de kuruyoruz. Çünkü arşiv yalnızca biriktirmek değildir. Arşiv seçmektir, adlandırmaktır, bağlamlandırmaktır, korumaktır ve hatırlamaktır.Herkes fotoğrafçı olduğunda fotoğrafçıya ne olur?Herkes fotoğraf çekebiliyorsa profesyonel fotoğrafçıya neden ihtiyaç var? Cevap belki tam burada yatıyor.........
