menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Değişen iklim, değişmeyen mesai

17 0
13.08.2026

İngiltere’de bu yaz “Heat Strike” adıyla gündeme gelen eylemler, bana göre iklim krizinin çalışma hayatına nasıl doğrudan temas etmeye başladığını gösteren önemli bir işaret. Çalışanların gayet talebi açık. Aşırı sıcaklarda çalışma saatleri yeniden düzenlensin, gerekli durumlarda iş durdurulsun ve bu nedenle ücret kaybı yaşanmasın.Bunları okuyunca insan ister istemez bu kadar temel, insani, hakça talepler neden hâlâ tartışmalı, daha doğrusu hiç tartışma konusu bile edilmiyor, diye düşünüyor kara kara. Zira meselemiz yalnızca sıcaklık, değişen mevsimler/iklim değil; mesele bu mevcudiyette, hiçbir açıdan makul ve insaniyetli olmayan bir ekonomik düzenin çalışanların, emekçilerin bedenini ne ölçüde hesaba kattığı. Sanayi devriminden bugüne dek çalışma çalışma hayatı büyük ölçüde sabit saatler, sabit vardiyalar ve kesintisiz üretim fikri üzerine kuruldu. Oysa gözlerimiz önünde iklimler başkalaşım geçiriyor. Yazlar uzuyor, sıcak hava dalgaları dengesizlikle daha sık ve daha sert yaşanıyor. Kara kış diye adlandırılan günler mazide kaldı.Tüm bunları tecrübe etmeye başladığımız çağımızda, normlaşmış bir iş düzeninin insanlık adına aynı kalmasını beklemek gerçekçi değil. Üstelik bu kriz herkesi aynı biçimde etkilemiyor.Şimdilerde evden çalışma imkanı olan, klimalı bir ofiste çalışan ya da mesaisini kaydırabilen biri için aşırı sıcak çoğu zaman sadece rahatsız edici bir koşul. Fakat şantiyede, tarlada, mutfakta, depoda, trafikte kısacası güneşin alnında çalışanlar için mesele doğrudan sağlık ve güvenlik sorunu. Aynı şehirde, aynı sıcaklık altında yaşayan........

© Anayurt