menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Adabımuaşerette Yalan Söylememek/Doğru Sözlü Olmak

18 0
10.08.2026

Köşe Yazıları Diş Hekimliği Eczacılık Edebiyat Eğitim Fen Güzel Sanatlar ve Tasarım Hemşirelik Hukuk İktisadi ve İdari Bilimler İlahiyat İletişim İnsan ve Toplum Bilimleri İşletme Mimarlık Mühendislik Orman Sağlık Bilimleri Siyasal Bilgiler Spor Bilimleri Tıp Veteriner Ziraat

Güzel Sanatlar ve Tasarım

İktisadi ve İdari Bilimler

İnsan ve Toplum Bilimleri

Fikri görünür kılan kalem; kalemi anlamlı kılan istikrardır.

Adabımuaşerette Yalan Söylememek/Doğru Sözlü Olmak

Yalan, Kişinin gerçeği saklayıp bildiğinin aksini söylemesi olan yalan ve yalancılık, her yönüyle çok çirkin bir huydur. Bu nedenle İslam dini yalan söylemeyi haram kabul etmiş ve şiddetle yasaklamıştır. Yalan, her Müslümanın kendini koruması gereken psikolojik/ruhi bir hastalıktır.

Allah’a inanan, kişiliğini tanıyan, benliğini kavrayan her insan için en güzel haslet, özellik, doğru olmaktır. Her namazda okunan Fatiha Suresinde, “Bizi doğru yola yönlendir”[1]  diye dua edilerek Allah’tan doğruluk dilenmektedir. Ayrıca Allah, “Emredildiğin gibi dosdoğru ol”[2] diye emretmektedir. Bu ve benzeri ayetlerde emredildiği gibi doğrulu, son derece ulvi/yüce bir özelliktir. Bunun tam karşılığı olan yalancılık ise, son derece kötü bir haslettir. Onurlu, şahsiyetli, erdemli her insanın kendini yalan söyleme hastalığından koruması ve çocuklarını ona göre eğitip yetiştirmesi gerekmektedir. Çünkü çocuklar daha küçükken doğru sözlülüğe alıştırılmaz ve yalanın zararları kendilerine anlatılmazsa, psikolojik açısından sağlıklı büyümez ve ruh dünyaları daima problemli olacaktır. Yalanla yaşayan insanın vicdanı daima sıkıntılı olur, muhataplarına güven vermez, insanlar arasında güvensizliğin yaşanmasına sebep olur. Bu nedenle Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’in çeşitli ayetlerinde yalan söylemeyi yasaklamaktadır. Yalan söylemek, İslam dini açısından yasak ve haramdır. Müslüman ona göre yalan söylememesi ve doğru sözlü olması gerekmektedir. Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de müminlerin doğru ve dikkatli konuşmalarını, söyleyecekleri sözü ölçülü ve bu sözün nereye varacağını düşünerek söylemelerini emretmektedir. Allah, bu şekilde inanan kullarını güzel söz söylemeye yönlendirmektedir. Hiç şüphesiz ki Allah, doğruların, doğru konuşanların yardımcısıdır. Allah, doğru sözlülerin hareketlerini hatadan korumayı, işlerini düzeltip yoluna koymayı kendilerine bir mükâfat olarak vaat etmektedir:

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اتَّقُوا اللَّهَ وَقُولُوا قَوْلاً سَدِيداً {70} يُصْلِحْ لَكُمْ أَعْمَالَكُمْ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَمَن يُطِعْ اللَّهَ وَرَسُولَهُ فَقَدْ فَازَ فَوْزاً عَظِيماً {71}

“Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve doğru söz söyleyin ki, Allah sizin işlerinizi düzeltsin ve günahlarınızı bağışlasın! Kim Allah’a ve peygamberine itaat ederse, gerçekten büyük bir kazancı/başarıyı elde edecektir.”[3] 

Ona göre yalanın her çeşidinden korunmak ve Yüce Allah’ın, “Emredildiğin gibi dosdoğru ol!”[4] diye emrettiği gibi dosdoğru olmak gerekmektedir. 

Hz. Muhammed’in (sav.), çeşitli hadislerinde büyük günahları saymıştır. O, bir hadiste bu konuda çarpıcı bir açıklamada bulunmuştur.  “Dikkat edin! Size büyük günahların en büyüklerini haber vereceğim. Allah’a şirk koşmak/ortak tanımak, anne babaya zulmetmek ve yalan söylemek/yalan yere şahitlik etmek.” Bunu söyleyen Hz. Muhammed (sav.), “Yalan söylemek/yalan yere şahitlik etmek” cümlesini büyük bir heyecanla defalarca tekrar etmiştir. Orada hazır bulunan kişiler de heyecanlanmışlar ve keşke Hz. Muhammed (sav.) sakinleşse diye dua etmişler.[5] Bu hadiste, büyük günahların en büyüklerine dikkat çekilmiştir.

Hz. Muhammed (sav.) başka bir hadiste bu konuda şöyle bir açıklamada bulunmuştur: “Münafığın belirtisi üçtür: Konuştuğu zaman yalan söyler, söz verdiği zaman sözünde durmaz/muhalefet eder ve kendisine bir şey emanet edildiği zaman, emanete hıyanet eder.”[6]

İnanan insanın yalan........

© Akademik Akıl