menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Fon dolandırıcılığı skandalı ve MSCI 'Statü Endişesi'

14 0
26.09.2026

Küredeki neoliberal rüzgârın yerelde anlaşıldığı mantık “devleti şirket gibi” yöneterek, dışardan taze döviz girişini sağlama almak. Zira pek çok geç kapitalist ülke gibi ara mallarında dışa bağımlılık nedeniyle (yüzde 70’lerde) dış ticaret açığı veriliyor. Dış ticaret hadleri düşüyor. Dolayısıyla döviz (currency) işin kalbinde ne yazık ki. Kalbe giden damarlara sürekli kan (para) pompalamaya devam ederseniz, bir süre sonra tansiyonunuz yükselir, damarlar aşınarak kardiyolojik sorunlar dolaşım sistemine sorun yaratır. Bu da tüm vücudu etkileyerek, önce sinir sistemi sonra, sindirim ve solunum sistemi olmak üzere felce kadar gidebilir.

Ekonomide de bu tür eğilimler mevcut.

Son yaşadığımız 6 fon şirketine ait 131 fonun SPK yasasına aykırı olarak şişirilmesi de tansiyonu artıran bir olguya dönüştü.

İşlem bazlı piyasa dolandırıcılığı 6362 sayılı SPK'nın 107 nci maddesinin birinci fıkrasında (107/1) düzenlenmiş (SPK internet sitesi). Bu düzenlemeye göre, “sermaye piyasası araçları-nın fiyatlarına, fiyat değişimlerine, arz ve taleplerine ilişkin olarak yanlış veya yanıltıcı izlenim uyandırmak amacıyla alım veya satım yapanlar, emir verenler, emir iptal edenler, emir değiştirenler veya hesap hareketleri gerçekleştirenler” hakkında 3 yıldan 5 yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adli para cezası verileceği, ancak bu suçtan dolayı verilecek olan adli para cezasının miktarının suçun işlenmesi ile elde edilen menfaatten az olamayacağı hükme bağlanmış”.

Kural yerinde, uygulama zamanında yapılırsa tabii... Geciktikçe toplumsal maliyeti ağırlaşıyor. The Economist’e göre, tasfiye kararı alınan fonların toplam değeri 18 milyar dolar, skandalın patlak verdiği 1 haftada borsadaki değer kaybı 30 milyar doları geçti (yan etki). Bu düzeyde bir para kaybı ülke tarihinde daha önce olmadı diyerek konuyu deşelim biraz...

“GERÇEK OLAMAYACAK KADAR İYİ”

BİST’e kayıtlı ve SPK’nın onayından geçen varlık yönetim şirketi Tera'nın ana fonunun yalnızca üç yılda yüzde 60 binin üzerinde yükseldiğine dikkat çeken The Economist, Destek Finans Faktoring'in ise halka arzından yaklaşık 17 ay sonra hisse fiyatındaki yüzde 7 binlik artışla Türkiye'nin borsada işlem gören ikinci büyük şirketi haline geldiğini vurguluyor. Dergi bu adı geçen 6 fondaki yükselişi dalga geçer gibi değerlendirerek, “gerçek olmayacak kadar iyi” (too good to be true) demiş. Bu deyim bizim lisanda “olmayacak duaya amin” demek aynı zamanda. Yani kapitalizmin de bir adabı var ve Londra sözünü sakınmıyor, çünkü kendisi de para yatırıyor. Her ne kadar son skandaldaki yatırımcı içerisinde kaç tanesi yabancı yatırımcı bilinmese de.

Önemsiz düzeyde olsa bile bulaşıcılığından endişe edilir, zira bu, dünya finans sisteminin parçası. Üstelik dünya sistemi yaklaşık 300 yıldan fazla bir sürede hayali sermayenin çeşitli biçimlerini kendi evinde deneyimlemiş ve iyi tanır. Lale borsa krizi (Hollanda), 1987 Kara Pazartesi, 2000 dot.com borsa krizi, Büyük Buhran (ABD ’29 krizi) sadece bilinen örnekler. Ayrıca 20’nci yüzyılın başında yine ABD’deki Ponzi skandalına yerimiz dar. Yakın tarihten 2008 krizi öncesi........

© 12punto