menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İGU ve İYH Sadece Rehber mi, Yoksa İşveren Vekili mi? Sınırı Kim Çiziyor?

19 0
23.04.2026

İş sağlığı ve güvenliği profesyonelleri (İGU ve İYH) için sektörde en çok karıştırılan, çoğu zaman da mağduriyet yaratan kavramların başında "işveren vekilliği" geliyor. Kağıt üzerinde "rehber ve danışman" olarak tanımlanan bu kişilerin, hangi noktada işverenin hukuki sorumluluk ortağı haline geldiği, 6331 sayılı İSG Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu’nun kesişim kümesinde yer alıyor.

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu çerçevesinde, iş güvenliği uzmanı (İGU) ve işyeri hekiminin (İYH) "işveren vekili" sıfatını kazanması, yalnızca profesyonel sözleşmeleriyle gerçekleşen otomatik bir süreç olmayıp, idari bir yetkilendirme ve sorumluluk devri de gerektirir.

Peki, profesyonel bir sözleşme imzalamak otomatik olarak "işveren vekilliği" sıfatını doğurur mu? Cevap net: Hayır.

Bu sürecin hukuki ve uygulama esasları nasıl olmalı?

Hukuki Zemin: Danışmanlıktan Karar Vericiliğe Geçiş

6331 sayılı Kanun’un 3. maddesi, işvereni; "Çalışan istihdam eden gerçek veya tüzel kişi yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşları", işveren vekilini; "işveren adına hareket eden, işin ve işyerinin yönetiminde görev alan kişi" olarak tanımlar. Bir İSG profesyonelinin bu statüye geçmesi için sadece teknik bilgi sunması yetmez; aynı zamanda karar alma yetkisiyle donatılmış olması ve bu durumun yazılı bir temsil yetkisi (vekalet) ile taçlandırılması gerekir.

İSG Profesyonellerinin bu sıfatı kazanabilmesi için iki temel şartın birleşmesi gerekir:

Yönetimsel Görev: Sadece teknik danışmanlık değil aynı zamanda, işyerinde karar alma ve uygulama yetkisine sahip........

© Yeniçağ