Vatandaş geçim derdinde Ankara senaryo peşinde
Kurban Bayramı geride kaldı. Bayram boyunca televizyon ekranlarında kilometrelerce araç kuyrukları, dolup taşan havalimanları ve tatil bölgelerindeki yoğunluk gösterildi. Ardından da her bayram olduğu gibi aynı yorumlar yapıldı:
“Demek ki ekonomi kötü değilmiş, herkes tatile gidiyor.”
Oysa gerçek hayat çoğu zaman ekranlara yansıdığı gibi değildir.
Yollara çıkan milyonlarca insanın önemli bir bölümü lüks tatil yapmak için değil, memleketine gitmek, anne babasını ziyaret etmek, akrabalarıyla bayramlaşmak veya çocuklarını dedeleriyle buluşturmak için yola çıkıyor. Birçok aile için bayram yolculuğu bir tatilden çok hasret gidermenin ve aile bağlarını korumanın bir parçasıdır.
Ancak Türkiye’de uzun zamandır bir algı siyaseti yürütülüyor. Vatandaşın yaşadığı ekonomik sıkıntılar yerine, ortaya çıkan her görüntü ekonomik başarı hikâyesi gibi sunulmaya çalışılıyor. İki depo yakıtla memleketine giden insanın yolculuğu, sanki Akdeniz kıyılarında lüks tatil yapıyormuş gibi anlatılıyor. İnsanların bayram ziyaretleri bile bazen refah göstergesine dönüştürülmek isteniyor.
Oysa vatandaşın gündemi çok farklı.
Market fiyatları farklı bir şey söylüyor.
Pazar tezgâhları farklı bir şey söylüyor.
Emeklilerin maaşları farklı bir şey söylüyor.
Ev kiraları, elektrik faturaları, çocukların eğitim masrafları farklı bir şey söylüyor.
Bugün Türkiye’de milyonlarca insan ay sonunu nasıl getireceğini hesaplıyor. Kurban Bayramı’nın manevi iklimi içinde bile birçok aile kurban kesip........
