menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kerbela’nın gölgesinde bir savaş

43 0
11.03.2026

Kerbela’nın gölgesinde bir savaş

İran’ın İsrail’e yönelik son saldırıları, dünya kamuoyunda büyük bir şaşkınlık yarattı. Bir yandan, Ayetullah Ali Hamaney’in çatışmanın ilk dakikalarında suikaste kurban gitmesiyle sarsılan bir rejim, diğer yandan Tel Aviv’e roket yağdıran bir askeri güç. Bu çelişki, sosyal medyadan kahvehanelere kadar her yerde aynı soruyu doğuruyor: “Bu kadar güçlüysen neden liderini koruyamadın?” Komplo teorileri havada uçuşuyor – danışıklı dövüş mü, yoksa bir tiyatro mu? Ancak gerçek, bu kadar basit değil. Şiilikteki derin bir kültürel miras, bu görünürdeki paradoksu aydınlatıyor. Göz göre göre ölüme yürümek, İran’ın stratejik hesaplarının ötesinde, bir inanç meselesi.

KOMPLO TEORİLERİNİN CAZİBESİ

Savaşın ilk saatlerinde Hamaney’in ölümü, hemen spekülasyonları tetikledi. “İran, İsrail’le gizli anlaşma mı yaptı?” diye soranlar, rejimin liderini “kurban” olarak sunduğunu iddia ediyor. Bazıları, bu olayın ABD-İsrail ittifakının bir parçası olduğunu, Tahran’ın kendi iç sorunlarını örtbas etmek için bir kurgu yarattığını savunuyor. Sosyal medya, bu teorilerle dolu: “Hamaney’in ölümü sahte miydi?” veya “Bu saldırı, petrol fiyatlarını manipüle etmek için mi?” gibi iddialar, milyonlarca etkileşim alıyor.

Ancak bu teoriler, olayın kültürel ve ideolojik boyutunu göz ardı ediyor. İran’ın tepkisi, planlı bir danışıklı dövüşten ziyade, derin bir psikolojik motivasyonun ürünü. Eğer komplo arıyorsak, belki de en büyük komplo, Şiilikteki “şehadet” kültüründe gizli. Bu kültür, liderlerin bile göz göre göre riske........

© YeniBirlik