Umudun diyalektiği ve bir halkın dirilişi
Kürt halkının ‘Kurdîstan yek welat e!’ diye haykırarak sahiplendiği bu ‘kırmızı çizgi’, derin çok boyutlu bir savaşla, ağır bedeller ödenerek kazanılan toplumsallaşmış kadın eksenli ahlaki-politik toplum değerleridir. Emperyalist güçlerce boğulmak istenen Rojava; özgürlük mücadelesinin, yarattığı değerlerin, kültürün, alternatif bir yaşamın mümkün olmasının pratik umududur
Didem Nur Acabey
Şimdi bir eşikteyiz. Ernst Bloch der ki: “Umut, gelecekte bekleyen bir duygu değil, şimdinin içinde patlayan bir güçtür.” ‘Şimdinin içinde patlayan bu güç’, Rojava şahsında dünyanın birçok yerinde; meydanlarda, sokaklarda, saç örgülerinde gördüğümüz yekpare bir direniş ve dayanışmaya dönüşüyor. Emperyalist güçlerin anlaşmalarıyla, HTŞ çetelerinin kuşatması altında olan Rojava için, umut kendini an’da yeniden inşa ediyor. Walter Benjamin de “şimdi-zaman” kavramı ile bu anı tarif eder: Devrimin, ‘tarihin sonunda bekleyen bir olay değil, şimdinin içinde patlayan bir an’ olduğunu söyler.
Sayın Abdullah Öcalan’ın sözleri, bu an’ın ve anlam inşasının özüdür: “Tarihsel ve........
