GALİP ABİ İLE DERTLEŞME
Özel Sayılar İSTİKLÂL MARŞI’NIN 100.YILI Başbuğ Alparslan Türkeş Özel Sayısı DÜNDAR TAŞER ÖZEL SAYISI Mayıs 2019 Özel Sayısı
İSTİKLÂL MARŞI’NIN 100.YILI
Başbuğ Alparslan Türkeş Özel Sayısı
DÜNDAR TAŞER ÖZEL SAYISI
Mayıs 2019 Özel Sayısı
GALİP ABİ İLE DERTLEŞME
Küçükken bayrak sevgisiyle büyüttüler beni. Öpülürdü bayrak, yere düşürülmezdi, çiğnenmez, çiğnetilmezdi. Tabi bir de yakılmazdı! Küçükken vatan sevgisiyle büyüttüler beni. Bölünmezdi, parçalanmazdı, parçalatılamazdı. Küçükken Türk milletinin sevgisiyle büyüttüler beni. Şanlıydı, şerefliydi, köklü bir tarihi vardı. Küçükken asker sevgisiyle büyüttüler beni. Sayılırdı, sevilirdi; çünkü o vatanı beklerdi. Küçükken şehit haberleriyle büyüttüler beni. Çünkü PKK dedikleri hain bir örgüt vardı. Vatanımı milletimi bayrağımı tüm sevdiklerimi benden almak isteyen… Askerlerimi, milletimin fertlerini şehit ediyorlardı.
Büyüdüm şimdi. Küçükken ailemin beni böyle büyüttüğü bu ortamda, böyle bir sosyolojide şerefin de tanımı da belliydi şeref yoksunluğunun da. Hain kimdi, bilinirdi. Bayrağımın ne olduğunu ailemde, okulumda, ülkemde öğrendim. Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunu bu topraklarda bayrağıma bakıp haykırdım. Ben bunları koskoca maziden atiye uzanan bir milletin içinde öğrendim. Peki şimdi yaşanan onca olay, söylenen onca şey… Büyüdüm şimdi, yaşı her zaman aynı kalacak şehitlerin gömüldüğü bu topraklarda.
Sığ, sığ şimdi şu dört duvarın arasına. Al kalemi eline ve yaz. Yaz ya da bağır, haykır içindekileri. Al şu sözlüğü eline bak. Ya da iki tuşla internetten sorgulat. Egemenlik neydi, hain kime denirdi, Türk kimdi, vatan kime aitti, halk neydi millet neydi, iktidar kime denirdi, satan ile satılan arasındaki fark neydi? Hücum ediyorlar beyin hücrelerime. Haberleri okurken alkış sesleri kulaklarımda çınlıyor. Kapatayım kulaklarımı diyorum, kapatamam. En iyisi biraz da olsa bir şeyler karalamak. Belki bir nebze içimdekiler dökülür de rahatlar düşünmekten felç olan beynim.
Kısaca; sosyoloji bilimi 200 yıl önce toplumu anlamak topluma huzur vermek, toplumun dinamiklerini anlayıp anlamlandırmak için kuruldu. Sosyolojiye göre toplumlar bazen belirli aşamalardan geçer. Bu aşamaların yarattığı değişimler de fertleri etkiler. Toplumsal krizlerden geçerken kişinin yaşadığı kaygı, bunalım yıkım da anomi kavramını işaret eder. Durkheim’ın ortaya attığı bu kavram, İntihar kitabında sık sık değindiği bir kavramdır. Toplum düzeninin bozulduğu dönemlerde, bireyler nasıl davranmaları gerektiğini bilemez hâle gelir. Ne doğru ne yanlış gibi. Belirsizlik hâkim olmaya başlar ve birey psikolojik olarak bunalıma girer. Bunun sonucu kendine zarar vermeye kadar gider. Durkheim özellikle ekonomik değişim dönemlerinde, toplumun hızla değiştiği dönüştüğü dönemlerde bu durumu gözlemler. Çağımızda kentleşme, dijitalleşme, ekonomik krizler, geleneğe dair bağların zayıflaması ve aidiyet duygusunun azalması anomi koşullarını zaten oluşturuyor. Peki ya şimdi? Bu düzen, yaşananlar, yaşatılanlar? Fert ile toplum bu kadar iç içe iken onca yaşanan şeyin bu milletin fertlerini etkilememesi mümkün mü? Bir çerçeveye sıkıştırılanlar, bu toplumun varoluş kodlarını, felsefesini her........
