Bazen…
Bir evin önünden geçerken etrafa yayılan bir yemeğin kokusu…
Eski bir pikapta çalan tanıdık bir melodi…
Yıllar sonra geçtiğimiz, anılarımızda yaşayan bir sokak…
Çevirdiğimiz bir kapı tokmağının teması…
Sarıldığımızda sevdiğimiz bir insanın üstünden yayılan revador kolonyası…
Geçmişi hatırlatan her şey…
Unuttuğumuz pek çok şeyi geri getirir ve bize neden yaşadığımızı, bazı şeyleri nerede bıraktığımızı hatırlatır.
Sadece hatırlatmaz, yapmamız gerekenleri ve bizden beklenenleri, bizi bekleyenleri düşündürür… Bu bazen yazmadığımız bir yazı, henüz bestelenmemiş bir şiir, dinlenmemiş bir güfte veya şarkının notalarıdır.
Bazen de, aramızdan göçüp gitmiş bir dostun henüz yaşamaya fırsat bulamadığımız acısı kabarıverir. İçimizde sakladığımız, derinlere gömmeye çalıştığımız duygu sağanağı, gözlerde göllenmiş yaş havuzları boşalır…
Bize öğretilen, sarsıla sarsıla ağlamak, "hiç" olma halidir.
Sonra; yeniden doğmak, yeniden dünyaya gelmek ve ayağa kalkmak; her şeye yeniden başlamak için iş başı........
