Suudi Arabistan-Husi çatışması
Husiler yine 13 Ekim 2026’da da Dahran’daki petrol şirketi Saudi Aromco’nun merkezine İHA/füzelerle saldırmıştı. Her iki saldırı da Riyad’ın en hassas ekonomik merkezinin ve altyapısının kırılganlığını gösteriyor. Riyad yönetimi, güvenlik kırılganlığından dolayı aralarında Avrupa-Körfez İşbirliği Konseyi zirvesinin de bulunduğu programları ertelemek zorunda kaldı.
Ayrıca S.Arabistan 02 Ekim 2026’da Mescid-i Nebevi’ye elektrik sağlayan, Medine yakınlarındaki bir regülatörün vurulduğunu iddia etmişti. Ancak Husiler, kutsal şehirleri hedef almadıklarını bildirdi. Husiler daha önce 15 Eylül 2026’da “Mekke-Medine hariç, tüm Suudi hava sahası ve havalimanlarının bir harekat sahası haline geldiğini” duyurmuşlardı. Elektrik regülatörü saldırısı iddiasından sonra, S.Arabistan tarihinde pek de görülmeyen savaş çağrısı, Büyük Müftü Şeyh Salih bin el-Favzan tarafından yapıldı.
Husi saldırıları karşısından ABD, İngiltere ve Fransa S.Arabistan’a askerî desteği arttırmaktan kaçındılar. Batılı ülkeler daha çok kınamakla yetinirken, saldırıların devam etmesi S.Arabistan’ın “güvenlik açığını/kırılganlığını ortaya koyarken; ekonomisi, küresel ticaret ve enerji sevkiyatını olumsuz etkiliyor”. Yine de S.Arabistan, Körfez kıyısındaki Dammam’dan Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu’ya uzanan 7 milyon varil kapasiteli boru hattından günlük 5,8 milyon varil petrol üretim/akışını sağlamayı başardı. Buna rağmen Riyad borsası 14 Ekim 2026’dan itibaren 43 ayın en düşük seviyelerine geriledi.
“IMF Genel Direktörü Kristalina Georgieva, Tayland’ın başşehri Bangkok’ta 15 Ekim 2026’da düzenlenen IMF ve Dünya Bankası Yıllık Toplantısı’nda “S.Arabistan-Husi geriliminin herkes için her yerde potansiyel olumsuz sonuçlar doğurabileceği”ne dikkat çekmişti. Ayrıca ABD-İran anlaşmazlığından dolayı, Hürmüz Boğazı’ndaki gemi geçişlerinde sorunlar yaşanması ile Kızıldeniz’deki uzun süreli gerilimin de petrol fiyatlarının........
