menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kemalizm’i hortlatanların örtüsü AKP

46 0
01.06.2026

Mevcut kanunlarımızda zaten bir hayalet gibi gezip duran Kemalizm’i adeta hortlatan, mevcut Anayasa’ya dahi aykırı olan bir kanun teklifi -hem de AKP eliyle- Meclise sunulunca, bayramdan önce sosyal medya çalkalandı ve çeyrek asırlık AKP iktidarı, kendi muhafazakâr entelektüellerinden ve seçmeninden oldukça büyük eleştiri aldı. 

Üstelik bu teklif güya bir Anayasa Mahkemesi kararı üzerine hazırlanmış. 

Konunun teknik yönlerini ele almadan önce şunları ifade etmemiz lâzım: 

Biz öteden beri, Anayasada ve bilhassa kanunlarda yer alan ve Kemalizm dayatan ideolojik hükümlerin değişmesi gerektiğini söylüyoruz. 

Koalisyonlu doksanlı yıllar bu konuda nisbeten iyi yıllardı. 

2001 yılında kurulurken bu iyileşmenin artarak süreceğine söz vermiş olan AKP’nin bu konuda başarılı olamadığını da biliyor ve bildiriyoruz. 

Hatta AKP’nin Siyasal İslamcı çelik çekirdek kadrosunun hakikatte böyle bir derdinin olmadığını, onların tek derdinin iktidara gelmek, iktidarda olmak ve iktidarda kalmaktan ibaret olduğunu da delilleriyle yazıp söylüyoruz. 

Hatta ve hatta Anayasanın başlangıç hükümlerinde AKP öncesi 1995 ve 2001 yılında konsensüsle yapılan demokratik değişikliklere uygun iyileştirmeleri dahi, ne Anayasada ve ne de kanunlarda -üstelik elinde güç de varken- yapmamış olması sebebiyle, iktidarı, öteden beri eleştiriyoruz.  

AKP’nin kurucu kadroları artık şimdi yoklar. O eski AKP’nin ve onların yerine bambaşka bir AKP geçti.

Kanun teklifinin hikâyesi şöyleydi:

Basın-İlan Kurumu Teşkiline Dair Kanun adında 1961 tarihli ve 195 sayılı bir Kanun var. Kanunun amacı genel olarak basın ilan ve reklamlarının ve bilhassa kamu ilanlarının adil paylaşımını düzenlemek.

Kanunun 49. maddesinde, bu Kanunla kurulmuş olan düzene uymayan, basın ahlak esaslarına riayet etmeyen medyaya ilan kesme cezası düzenlenmiş.

Basın İlan Kurumu (BİK) bir gazeteye bu madde kapsamında ilan kesme cezası veriyor. Gazete bu cezayı mahkemeye götürüyor. Ayrıca, mahkemeden, Kanunla konulan kuralın sınırlarının net olmadığı gerekçesiyle kanundaki bu ceza hükmünün iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurulmasını istiyor. Mahkeme bu talebi ciddiye alıyor ve konu AYM’ye gidiyor. 

AYM, bu Kanunun 49. maddesindeki müeyyidenin belirsizlik içerdiği, net bir kurala dayalı olmadığı ve bunun hukuk devleti ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle hükmü kısmen iptal ediyor. 

Dikkat: İptal edilen hükümde Kemalizm vs. yok. AYM de “neden yok, olmalıydı” filan demiyor. Yani bu aşamada konunun Kemalizm’le ilgisi yok. 

Külliyede ya da Bakanlıklarda birileri, güya iptal ile oluşan bu boşluğu doldurmak üzere yeni bir 49. madde metni hazırlıyorlar. 

Bu yeni metin, yine bir yerlerde hazırlanan bir torba Kanunun 8. maddesi haline getiriliyor ve bayramdan önce AKP Grubu tarafından aşağıda isimlerini vereceğimiz vekillerce atılan bol imza ile TBMM’nin Plan ve Bütçe Komisyonunun gündemine getiriliyor. 

Değişiklik teklifi 22.5.2026 tarihinde 113 sıra sayısıyla Adalet ve Kalkınma Partisi TBMM Grup Başkanlığı adına Meclis başkanlığına sunulmuş durumda. Ve gündemde ilk sırada. 

Yani durduran olmazsa su/sel gibi akıp gidecek. Ve goooool. Kemalistler 10-0 önde.

Teklif, bayramdan sonra ilk görüşülecek kanun tekliflerinden biri. Yani risk büyük ve yumurta kapıya dayanmış durumda. Şimdi durdu. Teklif kanunlaşırsa sonrasında ayıkla pirincin taşını.

İşte bu aşamada sivil toplum uyanıyor ve AKP’yi de uyandırıyor. AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik bu vahim sonucun sebeplerine ve faillerine temas etmeden, özetle “adı üzerinde taslaktır, düzeltilebilir” gibi bir açıklama yapıyor.........

© Yeni Asya