menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Lider farkı

3 0
yesterday

Bu köşenin takipçileri, MHP Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli’den bahsederken, ‘Bilge Lider’ tanımlaması yaptığımı bilir.

Dr. Bahçeli, İletişim Fakültesi’nden hocamdır. 1984’te, Türkiye Ekonomisi dersini kendisinden aldım.

Tanışıklığımız, Dr. Bahçeli’nin, Ülkü Ocakları’nın önemli liderlerinden biri olması hasebiyle, sadece akademik düzeyde kalmadı.

Üniversite sonrasında mesleğe başlayınca, Dr. Bahçeli ile MHP Genel Sekreteri unvanı kapsamında meslekî ilişkimiz oldu. 12 Eylül cuntasının kapattığı MHP yeniden açılmış, Başbuğ Alparslan Türkeş tekrar Ülkücü Hareketin başına geçmişti.

1991’deki Refah Partisi-MHP-Islahatçı Demokrasi Partisi ittifakının kurulmasında, Dr. Bahçeli’nin de büyük emekleri olmuştu.

Başbuğ’un rahmet-i Rahman’a kavuşmasının ardından MHP Genel Başkanı olan Dr. Bahçeli, 28 Şubat sonrasında Merhum Bülent Ecevit Başbakanlığında kurulan koalisyon hükümetinde de önemli hizmetlerde bulundu. Fakat Türkiye’nin ateş çemberinden geçtiği o dönemlerin birçok yönü karanlıkta kaldı.

TÜRK DEVLETİ’NİN İPTEN ALINDIĞI DEMLER

Dr. Bahçeli, Başbakan Ecevit’e kurulan sağlık komplosu ve Kemal Derviş, İsmail Cem ve Hüsamettin Özkan üçlüsünün baş çekmesiyle kurulmak istenen ‘IMF Hükümeti’ komplosunu görerek, Ecevit’i de ikna etmek suretiyle erken seçim kararı alınmasını sağladı.

Bu kararı alırken, MHP’nin baraj altında kalacağını da gayet net bir şekilde biliyordu, Dr. Bahçeli. Lakin onun ‘değişmez önceliği’, Türk Devleti’nin bekası ve milletin esenliğidir.

Nitekim AK Parti’nin iktidara geldiği o 2002 seçimlerinde, MHP ve koalisyon ortakları baraj altında kalarak TBMM’ye giremedi.

Bilge Lider Dr. Bahçeli önderliğindeki MHP, 2007’te CHP ve şürekâsı tarafından, AK Partili birini Cumhurbaşkanı seçtirmemek amacıyla kurulan ‘367 kumpası’ sonrasında........

© Yeni Ankara