We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Karar verin Erdoğan mı yoksa MHP düşmanlığı mı?

4 0 0
23.09.2019

Ahmet Davutoğlu’nun namıdiğer “Serok Ahmet’in” AKP içindeki ilk hazırlığı medyadaki Karar gazetesini kurdurmaktı. Karar gazetesinin medyadaki bilinirliliği “Davutoğlu’nun gazetesi” şeklindedir. Karar gazetesi kurulurken Ahmet Davutoğlu akıl ve ilham vermiştir, sponsor bulmuştur, yönlendirmiştir. Etkisi nasıl oldu bunu tam olarak bilemiyoruz. Ama gördüğümüz kadarıyla, Karar gazetesi Ahmet Davutoğlu’nu seven ve savunan yazarlardan oluşuyor.

Bunun elbette bir mahsuru yok. Nasıl ki, Türkgün gazetesinin her manada fikir babası MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli ise, her yazarı MHP Lideri Devlet Bahçeli’yi savunma, fikirlerini benimseme noktasındaysa, Karar gazetesine “Niçin Ahmet Davutoğlu’na bağlısınız?” demenin bizce bir anlamı yoktur.

Benim, Karar gazetesindeki vurgulamak istediğim konu, yazarlarının Ahmet Davutoğlu’na siyaset yolu açmak için, onun AKP’ye yaptığı vefasızlıklara bahane olacak hikâye arayışlarıdır. Geçen hafta iki-üç Karar gazetesi yazarını okudum. Hepsinde de ortak nokta nerdeyse “AKP MHP’ye yanaştı, MHP çizgisine geldi bize de başka bir şey kalmadı, ondan ayrıldık” şeklindeki bir propagandanın tekrarı olmuştur.

Mesela Karar gazetesi yazarlarından MHP düşmanlığıyla bilinen Mehmet Ocaktan “Yeni siyasi oluşumlar ve Bahçeli’nin gayreti” başlıklı yazısında aynen şunları yazdı:

Bahçeli’nin adeta bir ültimatom niteliği taşıyan açıklamaları, AK Parti’nin atacağı, ya da atmak istediği adımların sınırlarını tarif eden bir özellik taşıyor. Dolayısıyla AK Parti’nin bir değişim adımı atması ve de demokratik değerleri önceleyen kuruluş ilkelerine dönmesi neredeyse imkansız hale gelmiş bulunmaktadır.

Kabul etmek gerekiyor ki, AK Parti giydiği bu MHP gömleği ile artık aşırı milliyetçi ve ulusalcı çizgideki yürüyüşünü daha da tahkim ederek yürümek zorundadır. İşte tam da bu yüzden, siyasetteki yeni arayışların ve oluşumların ortaya çıkması kaçınılmaz hale gelmiş bulunuyor.

Öyle anlaşılıyor ki Bahçeli, AK Parti’yi ulusalcı alanda hapsederek bu partiye gönül veren kesimlerin yeni oluşumlara doğru akmasını hızlandırmaya devam edecek.

Karar gazetesinin bir başka yazarı Mustafa Karaalioğlu ise “Sistemin Teminatı” başlıklı yazısında, daha ölçülü bir şekilde MHP’nin siyasetteki etki ve gücünü şu şekilde değerlendirmiştir:

Sistemin ürettiği ikinci kural ise birinciye bağlı olarak MHP Lideri Bahçeli’nin genel siyasi tablo üzerinde nüfuzunun büyük ölçüde yerleşmiş olmasıdır. Görüldüğü gibi, giderek gelişmektedir

AK Parti’nin söylem ve tatbikatta klasik milliyetçi çizgiye yanaşmış olmasıdır. Bu sayededir ki iki parti tabanı arasında daha önce görülmemiş oy transferleri yaşanmaktadır.

Siyasette dalgalanmalar arttıkça Bahçeli’nin nüfuzu ve hareket alanı gelişecektir. Tam da kendisinin ifade ettiği şekliyle sistemin tartışmaya açılmaması için; iktidarı zorlayan irili ufaklı her gelişme MHP’nin sistem üzerindeki imtiyazını artıracaktır.

Karar gazetesinde geçmişi MHP ve Ülkücü düşmanlığıyla şekillenmiş Ahmet Taşgetiren isimli bir yazar var. Bu kişi “Akil Adam” iken gittiği Kayseri’de protestolarla karşılaşınca açık unutulan mikrofondan Ülkücülere yönelik “Bu kadar kaba ve adi bir yapı ki İslami edep, ahlak, nezaket yok.” cümlelerini kurmuş kişidir. Zihin yapısı........

© Ülkücü Medya