Kanatsız Uçmak...
Anatomik olarak hayati organımızdan biri yürektir ama ruhumuzu besleyen; yüreğimizde oluşan sevgi, mutluluk, huzur, inanç, vicdan, neşe, üzüntü gibi hislerimizin ana merkezi de kalptir. Biz ona gönül de diyoruz.
Nasıl ki bedenimiz kansız yaşayamazsa ruhumuz da sevgisiz yaşayamaz. Sevgi de tıpkı kan gibi ruhumuzu besleyen en güçlü duygumuzdur. Onsuz sadece "robotik" bir hayat yaşardık.
Kalbimiz birbirinden farklı sevgileri içinde barındırır. Bunlardan Allah sevgisini, Peygamber sevgisini, ana baba, evlat, eş, insan, hayvan ve tabiat sevgisini misal verebiliriz.
Biz insanın sahip olduğu sevgi yerine, en az onun kadar güçlü olan bir diğer duygudan bahsetmek istiyoruz.
İnsana rahatlık, huzur veren, onu kaygı ve endişeden koruyan güven duygusu, sığınılacak bir liman gibidir. Sevgi gibi bir anda teşekkül etmez; araştırmak, tanımak, doğru bilgi ve zaman ister. Aslında kısaca tarifi, hiç şüphe etmeden inanmaktır.
Eğer birine güveniyorsanız, onun hakkında aklınıza hayatınız boyunca asla "acaba" sorusu gelmez. Eğer geliyorsa orada bir güven duygusundan söz edilemez demektir. Ayrıca güvenmek için sevgi şarttır. Çünkü kimse sevmediği birine güvenemez, güvenmediğini de sevemez. Bu iki duygunun her biri bir........
