“Her şey zamanında güzel”
İçimden geldi yazmak istedim. Olduğu gibi. Hayat bazen insana gerçekleri gösterir. Hem de tokat gibi yüzüne vurarak. Anlarsın artık bazı şeyleri. Kapasiteni, zekânı ve hatta geleceğini bile analiz edersin şimdiden. Kurduğun hayaller boşa, düşlediğin gelecek bir kurmacadan ibaret. Oysaki hayat bambaşka. Zorluklar arasında mücadele ile geçiyor ve sen bu mücadeleye ne kadar ayak uydurursan o kadar kâr.
Benim gibi yolda kalırsan ya da gideceğin hedefe bir kaplumbağa edasıyla gidersen. Halk tabiriyle kırk fırın ekmek yemen lazım. Öyle kolay değil. Ve sen koyuluyorsun o kırk fırın ekmeği yemeye. Tam kırkıncı fırına gelince bakıyorsun ki bambaşka bir alemdesin, bambaşka bir yerdesin. Artık kırk fırın ekmek yemenin de bir faydası yok. Aldığın kilolar da cabası...
Ya geçen yıllar. En büyük kayıp da odur muhtemelen. Annem hep der “her şey zamanında güzel” diye. Bazen ben de düşünüyorum. Ben de kaçırdım mı acaba doğru zamanı? Muhtemelen kaçırdım. Yoksa bu hırçın, sinirli ve agresif yanımın yegâne sebebi de bu...
Her sokağa çıktığımda bir banka oturup yoldan geçen insanları izlemek istiyorum hep. Yoldan geçen insanların........
