menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Karşınızda "USB"

35 0
06.01.2026

ABD’nin yeni yılın ilk günlerinde Venezuela’ya yönelik düzenlediği haydutça saldırı ve Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun kaçırılması, gündeme bomba gibi düştü. Washington’un Caracas’a yönelik 3 saatlik operasyonu, yalnızca Venezuela’daki siyasi dengeleri değil, İran’dan Orta Doğu’ya ve Afrika’ya uzanan geniş bir güç mücadelesini alevlendirdi. Maduro’nun kaçırılması, Nijerya’nın kuzeyinde ve Suriye’de İngiltere ile Almanya’nın DEAŞ bağlantılı grupları hedef alan askerî operasyonlar yangını büyüttü...

Trump, resmî açıklamasında Venezuela’yı kendilerinin yöneteceğini söyleyerek petrole el koyduklarını açıkladı; korsanlığını ilan etti! Ancak daha sonra ülkenin mevcut yönetim tarafından idare edileceğini açıkladı. Venezuela’nın geçici liderliğine atanan Başkan Yardımcısı Delcy Rodriguez Maduro’ya sahip çıktı, ancak Trump ona “sonun Maduro’dan daha kötü olur” tehdidini savurunca geri adım attı, ABD ile iş birliği çağrısı yaptı. Bu gelişme, Tahran açısından da özel bir önem taşıyor. Venezuela, son yıllarda İran’ın yakın müttefikleri arasında yer almış; iki ülke arasında ekonomik, petrol ve güvenlik alanlarında kapsamlı iş birlikleri kurulmuştu. Maduro yönetiminin sona ermesiyle birlikte, bu yatırımların ve İran’ın tahsil edilemeyen alacaklarının akıbeti belirsizliğe girdi. İran ağır ekonomik krize sürüklendi. İran meclisi kararıyla para birimi riyalden 4 sıfır atılması sonrası enflasyon tavana çıktı, 1 dolar 137 TL seviyesine fırlayınca halk isyan etti. Trump İran’da protestocuların öldürülmesi hâlinde ülkeye saldıracağını açıkladı. İsrail........

© Türkiye