Küçük reaktör, büyük enerji denklemi
Türkiye SMR için somut hazırlık aşamasına geçerken asıl soru şu: Küçük modüler reaktörler enerji güvenliği, yatırım süresi ve yerli teknoloji açısından ne sağlayabilir?
Türkiye’nin enerji meselesi artık yalnızca daha fazla elektrik üretmek değil, artan talebi 7 gün 24 saat boyunca güvenli, düşük karbonlu ve rekabetçi biçimde karşılamaktır. Türkiye’nin elektrik kurulu gücü Ağustos 2026 sonunda yaklaşık 127 bin MW’a ulaştı.Bunun yüzde 63’üyenilenebilir kaynaklardan oluşuyor (79.902 MW); güneş ve rüzgârın toplamı 43 bin MW’ı geçti (43.348 MW).
Türkiye Ulusal Enerji Planı’na göre elektrik tüketiminin 2025’e kıyasla 2030’da yaklaşık yüzde 26, 2035’te ise yüzde 41 artması bekleniyor (2025: 360,9 TWh; 2030: 455,3 TWh; 2035: 510,5 TWh). Bu tablo önemli bir soruyu önümüze getiriyor: Güneş battığında, rüzgâr durduğunda ve sanayi, elektrikli ulaşım, veri merkezleri ile yapay zekâ daha fazla elektrik talep ettiğinde sistemi nasıl güvenli tutacağız?
İşte bu noktada küçük modüler reaktörler, yani SMR (Small Modular Reactors),gündeme geliyor.
Bunlar, genel olarak daha düşük güçte tasarlanan ve önemli bileşenlerinin fabrikada üretilip sahada birleştirilmesine olanak tanıyan yeni nesil modüler nükleer reaktörlerdir. Amaç, devasa bir kapasiteyi tek seferde kurmak yerine, ihtiyaç oldukça daha küçük üniteleri sisteme ekleyebilmek. Bunun en önemli........
