Çiftçi isyanda, bakanlıklar nerede?
Günlerdir sosyal medya çiftçimizin çığlığıyla çalkalanıyor, saha raporları yangının boyutunu gözler önüne seriyor. Fındıkçı dertli, pancarcı isyanda, üzümcü perişan, zeytinci öfkeli! Pamuk, çeltik, patates, soğan, elma, narenciye, kavun derken… Hangi ürüne el atsak elimizde kalıyor.
Ordu ve Giresun’da fındık, Erzincan’da pancar, Manisa ve Sarıgöl’de üzüm, Akhisar’da zeytin, Edirne’de çeltik, Niğde ve Ödemiş’te patates, Adana ve Mersin’de narenciye, Denizli’de elma, Çanakkale Bayramiç’te kavun üreticisi feryat ediyor.
İyi de kardeşim, bu memlekette ne oluyor?
Çiftçi ekiyor, biçiyor, üretiyor. Hasat geliyor, hesap tutmuyor! Elbette her üründe, her üretici zarar ediyor diyemeyiz. Kimi yerde maliyetin altında satış iddiaları, kimi yerde fiyat düşüşü, kimi yerde pazarlama ve ihracat sıkıntısı yaşanıyor.
Doğru teşhisi koymak zorundayız: Ülkemizde üretimde bir kriz yok! Çok şükür toprağımız bereketli, çiftçimiz çalışkan, bahçelerimizde ağaçlar dalları taşıyamayıp kırılıyor. Asıl mesele; maliyetin altında satış iddiaları, açıklanan alım fiyatlarının yüksek girdi maliyetlerini karşılamaması ve tarladaki ürünün rafa ulaşırken uğradığı rant cenderesidir. Kısacası kriz tarlada değil; satışta, pazarlamada, ihracatta ve dağıtım zincirindedir!
ADRESİ DOĞRU BULALIM!
Bizim insanımız milliyetçidir, devletine bağlıdır. Ancak bir sıkıntı olduğunda adresi karıştırma gibi bir talihsizliği vardır. Köyde koyunu, dağda ineği kaybolsa, donda mahsulü yansa gözünü de sözünü de Tarım ve Orman Bakanı Sayın İbrahim Yumaklı’ya çeviriyor. Sayın Yumaklı’nın avukatlığını yapmıyorum; eksikleri eleştirilmeli, hesabı sorulmalıdır. Ancak soruyoruz: İbrahim Yumaklı hem Tarım Bakanı hem Ticaret Bakanı hem Hazine Bakanı mıdır? Herkes kendi sorumluluğunun hesabını vermelidir!
TİCARET BAKANLIĞI NEREDE?
Piyasa regülasyonu, hal takibi, aracı simsarlarının dizginlenmesi ve ihracat kanallarının........
