Yeni yıla girerken gezegenimiz ve biz
Diğer
02 Ocak 2026
Antarctica (Fotoğraf: Talat Kırış)
Yılbaşı akşamı erkenden yattım. Annemle akşam yemeğimizi yedikten sonra köpeğim Dagu’yla Galata Kulesi Meydanı’ndan geçip evime geldim. Galata Kulesi’ne boylu boyunca, bir gün sonra Bilal Erdoğan’ın yapacağı mitingin reklamı yansıtılıyordu. Yıllardır Beyoğlu’nda otururum, iki kadın, üç cumartesi annesi, onur yürüyüşü yapmak isteyen birkaç eşcinsel, 1 Mayıs’ı kutlamak isteyen gençler, caddede burnunu gösterse ya polis dayağıyla ya biber gazıyla ya ters kelepçeyle karşılanır. Gazze protestosunu yapacak olan, antikapitalist Müslümanlar olsa yine aynı muameleye maruz kalır. Ne var ki Mahdum Bey’in, bugünlerde şehzade olarak halkla ilişkiler çalışmalarıyla öne çıkartılan zatı muhteremin mitingi olunca, Galata Kulesi’ne reklamları giydirilir, bilahare polis kardeşler yolları açar, yollarına bir gül dökmedikleri kalır. Eşit vatandaşlık mı, çözüm süreci mi, güldürmeyin beni. Yirmi yılda ortaya koydukları toplum sözleşmesi, iki kelimeye sıkışıyor; bizden misin, değil misin? Bir de yeni Anayasa yapacaklarmış. Metin Eloğlu’nun bir şiiri geliyor aklıma ya, ameliyat bekleyen hastalarım var durduk yerde savcı kardeşlerin kulağına kar suyu kaçmasın.
Dedim ya erkenden yattım, geçtiğimiz yılın gezegenimize bir faydası oldu mu, diye düşündüm. Yıl boyunca ara ara okuduklarımı geçirdim kafamdan. Uyumadan önce aklıma gelen cümleyi yazının sonuna saklıyorum. İnsanın insana yaptıklarını yazmaya yetişemem. İkinci çeyreğine başladığımız 21. yüzyılda din adına, etnik köken adına yapılan katliamlar, zulümler önceki yüzyılları aratmıyor. Yüzbinlerce insan, çocuk, kadın, yaşlı demeden acımasızca katlediliyor. Katledilmeleri normal karşılanıyor. Kendi cinsine karşı bu denli tahripkar olan insan denen canlı, üzerinde yaşadığı gezegene ve gezegendaşlarına neler yapmaz? Yapıyor da…
Nesli tükenmekte olan canlılar var. Kiminden dünyada yirmi tane, kiminden seksen kadar birey kalmış. Bir avuç insanı saymazsak bunu dert eden var mı acaba? Vaquita mesela, Kaliforniya Körfezi’nde yaşayan bir tür yunus benzeri balina. Balıkçı ağlarına takılıp ölüyorlar. Dünyada neslinin tükenmesi açısından en tehlikede olan hayvan türü, 10 kadar birey kaldığı düşünülüyor. Amur Leoparı 80 birey kalmış. Filipin Kartalı 400 birey, Kırmızı Kurt 20 birey, Cross River Gorili (Batı Gorili) 300 birey kalmış. Anadolu Leoparı, Akdeniz Foku, Saz Kedisi, Yaban Koyunu, Karakulak, Orfoz, Çizgili Sırtlan, Çengel Boynuzlu Dağ Keçisi ülkemizde nesli tükenmekte olan hayvanlar. Liste hem dünyamız için hem ülkemiz için daha uzun. Doğal yaşam alanlarının kaybı, avlanma ve insanın ürettiği pislikler yüzünden yok oluyorlar. Bir gün bu gezegende kendi başımıza kalabiliriz.
Birleşmiş Milletler veda ettiğimiz 2025’i “Uluslararası Buzulları Koruma Yılı” ilan etmişti. Yeri gelmişken hatırlatayım 21 Mart tarihi de artık Dünya Buzul Günü olarak kutlanacak. Hem kuzeyde hem güneyde buzulları görmüş, onlara dokunmuş biri olarak buzulların erimesi içimi acıtan meselelerden biri dünyamızla ilgili. 2025 Mayıs ayında Science Dergisi’nde yayınlanan bir........
