Utanıyorum
Milli takımın Dünya Futbol Şampiyonası’ndan elenmesinden sonra, takımın as oyuncularından Arda Güler, “Çok üzgünüz, utanç duyuyoruz” demiş.
Arda’nın utanç duymasına gerek yok. Sonunda futbol maçı bir spor müsabakası. Yenmek de var, yenilmek de. Yensek daha iyi olurdu. Ama olmadı. Bir dahaki karşılaşmaya eksiklerimizi görüp daha iyi hazırlanmak gerek. Nasıl ki öyle oldu.
Utanç duyulacak başka konular var. Örneğin, Avrupa Parlamentosu’nun birkaç gün önce kabul ettiği Türkiye ilgili rapor: Ne diyor bu rapor?
Başlangıç bölümünde Türkiye’nin de taraf olduğu uluslararası anlaşmaları sayıyor. Uzun bir liste. Türkiye’nin taraf olduğu bu anlaşmalardan doğan yükümlülükleri var. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Avrupa Konseyi Yerel Yönetimler Sözleşmesi gibi. Bunların birçoğunda Türkiye’nin bu yükümlülüklerini yerine getirmediğini görüyoruz.
Rapor, önce demokrasi açısından Türkiye’nin resmini çiziyor, Türkiye’de yargı bağımsızlığının alarm verici bir düzeyde olduğuna, Türkiye’nin ceza ve terörle mücadele yasalarının, seçilen belediye başkanlarını, muhalefet siyasetçilerini, insan hakları savunucularını bastırmak için kullanıldığına, Türkiye’nin demokratik standartlar bakımından hem ulusal, hem de yerel düzeyde ciddi bir gerileme içinde bulunduğuna, muhalefet partilerine mensup 28 belediye başkanının tutuklandığına ve görevlerine son verildiğine, 11 belediye başkanı yerine kayyım atandığına, Ekrem İmamoğlu’nun asılsız iddialarla 19 Mart’tan beri cezaevinde bulunduğuna, Türkiye’nin AİHM kararlarını uygulamadığına işaret ediyor.
Raporun, Türkiye’nin AB üyeliği bölümünde, Türk halkının çoğunluğunun AB’ye tam üye olma isteğine ve hükümetin bu yöndeki beyanlarına karşın, üyeliğin Kopenhag kriterlerinin gerçekleştirilmesinden geçtiği belirtilmekte ve Türk hükümeti, AB kapısında bekletilmesinden duyduğu üzüntüyü ifade etmek yerine, hukuk devleti, insan hakları, demokratik standartlar, basın özgürlüğü ve başka özgürlükler alanındaki eksiklerini giderecek önlemler almaya davet edilmekte. Raporda, AB’nin eleştirisi de var. AB kurumları ve üye devletler de Türkiye’de demokrasinin geri gidişi karşısında yeterince seslerini çıkarmadıkları için eleştirilmekte.
Raporun tam üyeliğe geçiş süreci bölümünde, tam üyelik için geçerli koşullara değiniliyor. Bunlar,........
