menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Varlık barışı mı, yokluk kavgası mı?

39 0
28.04.2026

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son açıklamalarıyla yeniden gündeme gelen varlık barışı düzenlemesinin hukuki niteliği, kamuoyunda sıklıkla yeni bir vergi affı mı geliyor? sorusunu akıllara getirdi. Bu soruya sağlıklı bir yanıt verilebilmesi için, öncelikle vergi affı ile varlık barışı kavramlarının hukuki çerçevesinin ayrıştırılması gerekmektedir.

Vergi affı, genel olarak, ödeme aşamasına gelmiş vergi borçlarının ve/veya cezalarının kısmen ya da tamamen silinmesi ya da borçların yeniden yapılandırılması yöntemidir. Bu yönüyle vergi affı, mevcut bir kamu alacağının tahsilinden kısmen veya tamamen vazgeçilmesini içerir ve doğrudan doğruya vergi borcuna ilişkin bir hukuki müdahale niteliği taşır.

Buna karşılık varlık barışı düzenlemeleri, kural olarak, yurt içinde veya yurt dışında bulunan ve çoğu zaman kayıt dışı kalmış para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye unsurlarının belirli bir süre içinde beyan edilerek ekonomik sisteme dahil edilmesini amaçlayan özel düzenlemelerdir. Bu kapsamda getirilen varlıklar üzerinden genellikle düşük oranlı bir vergi alınmakta ya da bazı dönemlerde tamamen vergisiz bir giriş imkânı tanınmaktadır. Ayrıca beyan edilen bu varlıklar için çoğu zaman vergi incelemesi de yapılmadığından bir tür güvence sağlanmaktadır.  

Buna göre, varlık barışının maliye tekniği açısından bir vergi affı olarak nitelendirilmesi çok doğru sayılmayabilir. Zira varlık barışında, ortada tahakkuk etmiş ve kesinleşmiş bir vergi borcunun silinmesi veya yeniden yapılandırılması söz konusu değildir. Aksine, daha önce hiç beyan edilmemiş veya kayıt altına alınmamış varlıkların belirli bir maliyet karşılığında sisteme dahil edilmesi söz konusudur.

Bununla birlikte, varlık barışı düzenlemelerinin sonuçları itibarıyla vergi affına benzer........

© T24