Silivri’den insan manzaraları: Beyin pili ameliyatı geçirmiş, İmamoğlu’nu gözleriyle görmek için Mersin’den gelmiş
Silivri’de görülen İBB davasının sadece yargılananlar ve ailelerini ilgilendirdiğini düşünenler olabilir. Ancak bu dava 19. yüzyıl Fransa’sında Yahudi Yüzbaşı Dreyfus davası gibi toplumu kutuplaştıran, siyaseti belirleyen, yargıyı etkileyen, güç dağılımını belirleme potansiyeli olan bir dava. O nedenle ‘şahsi’ dava sınırlarını aşıyor…
Bunu Silivri’deki duruşmaları izlemek için gelenlerden de görebiliyoruz. İstanbul’da yaşamayan, yargılananlarla herhangi bir bağı olmayan Nilgün Tunaboylu onlardan biri mesela… Dava ile gelecek arasında bağ kuranlardan, Tunaboylu beyin pili ameliyatı geçirmiş ve o halde Mersin’den Silivri’ye gelmiş.
“İmamoğlu'na yapılan haksızlıkları gözümle görmek için geldim buraya. Ne hak var ne hukuk… Gözümle gördüm İmamoğlu’nu, çok üzüldüm.”
Duruşma salonunda gazetecilerin bulunduğu bölümün çaprazında bulunan, ailelere, yakınlara ayrılan yer hep bir hareketli. Kimi ayağa kalkıyor tutuklu yakınını görmeye çabalıyor, kimi el sallıyor, kalp işareti yapıyor, kimi de sesini duyurmaya çalışıyor. Silsile halinde devam ettiği için duruşmalar her sabah tutuklularla izleyici sıraları arasında şöyle diyaloglar yaşanıyor. Bir tür gündelik hayatın rutini gibi…
- Günaydın….
- Sizi çok özledik.
- En kısa zamanda kavuşacağız.
- Buğra Gökçe bugün de çok şıksın.
- Ali Kurt bravo, savunmanız çok iyiydi.
- Yavuz Abi yine çok yakışıklısın.
Duruşmaya ara verildiğinde heyet salondan ayrılıyor. Tutuklular salonun ortasından alt kata inen merdivenlerden nezarethaneye inerken izleyiciler arasında İmamoğlu’na dönük sevgi gösterileri, ‘Cumhurbaşkanı İmamoğlu’ sloganları da yükseliyor. Bu anlar yaşanırken bir izleyici dikkatimi çekti. Her öğleden sonra geliyor ve aralarda tutuklulara moral cümleleri kuruyordu.
Adı Gürsel İlgüz… CHP Beylikdüzü İlçe Başkan Yardımcısı, beyanına göre Ekrem İmamoğlu’nu esnaflıktan döneminden tanıyor:
CHP Beylikdüzü İlçe Başkan Yardımcısı Gürsel İlgüz
“Ekrem başkanı 90’lardan bu yana tanıyorum. Dostluğum ve yol arkadaşlığım var. Siyaseten girmeden önce Güngören’de restoranım vardı. Ekrem başkanın da Akçaabat köfteci dükkânı… Ustası kaçmıştı kendisi köfte yaptı, oradan biliyorum ne kadar başarılı olduğunu. Haksız yere yattıkları için içimden geleni haykırmak istiyorum. Aslında ben çok utangaç, normal yaşamımda bağırmasını çok sevmeyen bir adamım. Ekrem Başkan ve ekibini çok iyi bildiğim için içimden gelen duyguyu yansıtmak istiyorum. Haksız hukuksuz yere cezalandırıldıklarını düşünüyorum.“
Salondakilerle hiç tanışıklığı olmayan, CHP üyesi de olmayan bir gence de kayıt cihazımı uzattım. 31 yaşındaki Serdar Atasoy kendisini “Halktan biri” olarak tanımladı ve neden geldiğini anlattı.
Serdar Atasoy: Halktan biriyim
“İkinci kez geldim. Önceki duruşmada daha çok aile yakınları, CHP’den insanlar vardı. Çok üzücü bir durum. Çünkü empati kurduğunuzda ağladılar. Elimizden bir şey gelmemesine, adaletin olmamasına çok üzülüyorum. Haklarımızı savunmak için, Ekrem İmamoğlu'nu yalnız bırakmamak için, geleceğimiz için buradayım. Mahkemeyi bu davayla gördüm. Televizyonda gördüğümüzün haricinde bir de canlı olarak kendi kulaklarımla duymak istedim. İyi ki de gelmişim. Bu dava artık siyasetten çıktı. İnsani, vicdani bir durum. “
Mahkeme heyetinin ilk planlamasına göre nisan ayı sonunda tutuklu savunmalarının tamamlanması bekleniyordu. Ancak tutuklu savunmalarının tamamlanmasının mayıs ortalarına sarkacağı kesin gibi. Hızlanması gerekçesiyle nisan ayında tutuklu incelemesinin dosya üzerinden yapılacağı konuşuluyor. 18 kişiye ek olarak yeni tahliyelerin olacağı beklentisi yüksek. Bakalım yeni tahliyeler olacak mı, olursa kaç kişi olacak?
