menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türkiye'yi Kurtaran Gece: 15 Temmuz'un Stratejik Gerçekleri

22 0
15.07.2026

Tarih, çoğu zaman yıllar boyunca şekillenen uzun süreçlerin ürünüdür. Ancak bazı geceler vardır ki, yalnızca birkaç saat içinde bir milletin kaderini değiştirir. 15 Temmuz 2016, Türkiye için işte böyle tarihî bir dönüm noktasıydı. İlk bakışta planlı bir askerî darbe girişimi olarak başlayan olaylar, kısa sürede modern tarihin en dikkat çekici demokratik direnişlerinden birine dönüştü. Aradan geçen on yıl boyunca açıklanan radar kayıtları, yargı kararları ve resmî soruşturmalar ise o geceye dair pek çok bilinmeyen ayrıntıyı gün yüzüne çıkardı. Artık açıkça görülüyor ki Türkiye'nin geleceği yalnızca Ankara ve İstanbul sokaklarında değil, Marmara semalarında yaşanan kritik dakikalarda da şekillendi.

15 Temmuz gecesi yaşananlar, seçilmiş bir hükümeti devirmeye yönelik sıradan bir askerî müdahale değildi. Amaç, anayasal düzeni ortadan kaldırmak, devletin demokratik meşruiyetini sona erdirmek ve Türkiye'yi yeniden askerî vesayet dönemine döndürmekti. O gece alınan birkaç kritik karar farklı sonuçlansaydı, yalnızca Türkiye'nin değil, bölgesel jeopolitiğin de yönü değişebilirdi.

Türk makamlarının tespitlerine göre darbe girişiminin arkasında, Ankara'nın FETÖ (Fetullah Terör Örgütü) olarak tanımladığı yapılanma bulunuyordu. Yıllar boyunca Türk Silahlı Kuvvetleri, emniyet teşkilatı, yargı, bürokrasi ve devletin diğer kritik kurumlarına sistematik biçimde sızdığı belirtilen örgüt, 2013 yılındaki siyasi kırılmanın ardından devletin kapsamlı soruşturmalarıyla karşı karşıya kaldı. Daha sonra ortaya çıkan yargı belgeleri, darbe planının aslında Ağustos 2016 için hazırlandığını gösterdi. Çünkü yaklaşan Yüksek Askerî Şûra toplantısında örgüt mensubu çok sayıda subayın tasfiye edilmesi bekleniyordu.

Ancak 15 Temmuz öğleden sonra yapılan kritik bir ihbar bütün hesapları değiştirdi. Bir askerî personelin Millî İstihbarat Teşkilatı'na yaptığı bildirim üzerine MİT Başkanı Hakan Fidan ile Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar arasında acil bir değerlendirme gerçekleştirildi. Darbe planlayıcıları hazırlıklarının ortaya çıkmak üzere olduğunu anlayınca operasyonu saatler öne çekmek zorunda kaldı. Sonradan anlaşıldı ki bu acele karar, darbe girişiminin en büyük stratejik hatalarından biriydi.

Başarılı askerî darbeler; sürpriz, mutlak koordinasyon ve siyasi otoritenin çok kısa sürede etkisiz hâle getirilmesi üzerine kuruludur. 15 Temmuz gecesinde ise bu üç unsurun hiçbiri tam anlamıyla gerçekleşmedi. Operasyonun erkene alınması emir-komuta düzenini zayıflattı, birçok asker verilen emirlerin gerçek amacından habersiz kaldı ve darbeciler ilk saatlerden itibaren inisiyatifi kaybetmeye başladı.

Gece ilerledikçe Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en kritik saatleri yaşanıyordu. İstanbul'da Boğaziçi Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü tanklarla kapatıldı. Ankara semalarında savaş uçakları alçak uçuş yaparken, taarruz helikopterleri devlet kurumlarını hedef aldı. Türkiye Radyo Televizyon Kurumu (TRT) binası silahlı askerler tarafından ele geçirildi ve ekranlardan yönetime el konulduğunu ilan eden darbe bildirisi okutuldu.

İlk bakışta bütün gelişmeler, Türkiye'nin geçmişte yaşadığı askerî müdahalelerin yeni bir örneği izlenimini veriyordu.

Fakat 2016 yılının Türkiye'si artık eski Türkiye değildi.

Ülke yalnızca siyasi açıdan değil, iletişim teknolojileri bakımından da köklü biçimde değişmişti. Darbeciler devlet televizyonunu ele geçirmiş olsalar bile bilgi akışını tamamen kontrol etmeleri artık mümkün değildi. Özel televizyon kanalları yayınlarını sürdürmeye devam ediyor, dijital haber platformları ve sosyal medya milyonlarca kişiye kesintisiz ulaşıyordu. Böylece darbeciler, önceki askerî müdahalelerde olduğu gibi kamuoyunu tek merkezden yönlendirme imkânını kaybetti.

İşte darbenin kaderini değiştiren süreç tam da bu noktada başladı.

O gece yaşananların merkezinde, tarihin akışını değiştiren iki kritik karar vardı.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, darbeciler tarafından derdest........

© Stratejik Düşünce Enstitüsü