EKONOMİ DEMİŞKEN
Geçenlerde bir söz gördüm:
“Ömrünüzü uzatan insanlarla görüşün, hayatınızı yargılayanlarla değil.”
Okuyunca önce hoşuma gitti. Sonra düşündüm; iyi de kardeşim, bu devirde ömrümüzü uzatan insanları nereden bulacağız?
Çünkü hayatım boyunca öyle insanlarla karşılaştım ki sanki kendi enerjilerini başkasının moralinden üretiyorlar. Senin canını sıkınca keyifleri yerine geliyor, birinin açığını bulunca yüzleri gülüyor, iki kişinin arasını bozunca günün görevini tamamlamış gibi rahatlıyorlar.
Üstelik bunun yaşı da yok, cinsiyeti de.
Kadını var, erkeği var; genci var, yaşlısı var. Okumuşu var, okumamışı var. Zengini var,
yoksulu var. Apartmanda var, işyerinde var, akraba arasında var, arkadaş çevresinde var.
Bazıları sabah kahvesini içmeden dedikoduya başlıyor. Kahve enerji vermiyor herhalde, başkasının hayatı veriyor.
Sen bir yere gidersin: “Niye gittin?”
Bir şey alırsın: “Kaça aldın?”
Tatile çıkarsın: “Bu zamanda tatile para mı verilir?”
Evde oturursun: “Biraz sosyalleş.”
Yahu bir karar verin de ona göre yaşayalım!
Gerçi memleket olarak birbirimizin hayatına karışmakta oldukça başarılıyız. Ekonomiyi düzeltemiyoruz ama komşunun hayatını beş dakikada düzeltiyoruz.
Zaten insanın moralini bozmak için artık kötü niyetli birine de pek ihtiyaç kalmadı. Markete girmek yeterli.
Rafların arasında dolaşırken insan önce fiyatlara, sonra elindeki ürüne, sonra tekrar fiyatlara........
