menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Postmodern çağda benliğin süreklilik savaşımı

22 0
12.08.2026

Garip bir çağda yaşıyoruz. Bu çağa doğan her şey belli bir düzeyde absürtlük, çelişki, parçalılık ve belirsizlik özellikleriyle kuşanmış. Peki bu çağa doğan bireyler postmodern sakatlıklardan azade mi?

Çağın benliğimize en sıkı saldırdığı noktalardan birisi geçmişten bugüne kendimizi bir bütün olarak, sürekli bir varlık olarak hissetme özelliğimiz. Benlik sürekliliği dediğimiz bu duygu psikoloji açısından hep önemli bir kavram olagelmiş. Benliğin bilimsel olarak incelenmeye başlandığı yıllardan itibaren, dünkü, iki ay önceki veya 10 yıl önceki benle şu anki ben arasında hissettiğimiz sürekliliğin nasıl ortaya çıktığı araştırmalara konu olmuştur. Benlik psikolojisinin öncü isimlerinden William James bu soruya şu şekilde cevap vermiştir: Bilincin akışında işleme alınan her şey o bilincin izlerini taşır, kendine has bir varlık olarak her bireyin zihni işlemleyerek elde ettiği psikolojik ürüne kimi karakteristik özellikler kazandırır. James devam eder, benlikle ilgili süreçlere dahil olan duygular geçmişteki benlerle şu anki ben arasında tanıdıklık duygusu yaratan kilit unsurlardır. İnsanların görece daha kestirilebilir, düzenli ve sade bir yaşamın içerisinde daha az kimlikle, daha mütevazı amaçlarla ve daha küçük bir sosyal çevreyle bağlantılı varolduğu o yıllarda görece sağlıklı işleyen bir mekanizma tarif ediyordu William James. O yıllardan günümüze çok şey değişti. 

Birey olarak maruz kaldığımız bilgi bombardımanı gigabaytlar düzeyine erişti; sosyal çevremiz onlu sayılardan sosyal medya sayesinde binli rakamlara dayandı; kimlik siyasetiyle her tutumumuz, her düşüncemiz yeni bir sosyal kimlik olarak varoluşumuza yamalanmaya başladı. Benliğin bir meta olarak tanımlanmasında kat edilen yol öyle noktalara geldi ki artık adımlarımızı sayan, uyku kalitemizi ölçen, beğenirliğimizi sosyal medyada aldığımız kalplerle sayısallaştıran bir teknolojiye kavuştuk. Aydınlanma çağının anlam arayan bireylerinin yerini, mutlu olma sanatında........

© soL