Katre-Reşha-Zühre Bahsinin Şerhi-8
Esmaü’l-Hüsna ve İnsanın Kemal Yolculuğu
Akıl, Kalb ve Nefsin Alt Yapıları ve Yolculuk Kriterleri
Bediüzzaman izahlarına şöyle devam eder: “İşte, hakikate dar gelen ve bazı köşelerinde hakikatin âzâları görünen ve hakikatle karışık şu temsil içine üçümüz de girmeliyiz. Üçümüz de kendimizi Zühre, Katre, Reşha farz edeceğiz. Zira onlarda farz ettiğimiz şuur kâfi gelmiyor; biz aklımızı dahi onlara katmalıyız. Yani, onlar maddî güneşlerinden nasıl feyiz alıyorlar; biz de mânevî güneşimizden öyle alıyoruz, anlamalıyız.
[İnsan nefsi, bir Zühre gibi “Zât-ı Akdes” ten bir Şems-i Ehadiyet makamında feyz-i ilham aldığı gibi, insan aklı da bir Katre gibi, “Zât-ı Nuru’l-Envar” dan bir nur-u ilim almaktadır. İnsan kalbi ise, bir Reşha gibi “Zât-ı Mutlak” tan şuur-u feyz-i vahiy almaktadır.]
İşte, sen, ey dünyayı unutmayan ve maddiyâta tevaggul eden ve nefsi kesafet peydâ eden arkadaş! Sen Zühre ol. Nasıl ki o Zühre çiçeği, ziya-yı şemsten inhilâl etmiş bir renk alıyor; ve o renk içinde şemsin timsalini karıştırıp kendine ziynetli bir suret giydiriyor. Zira senin istidadın dahi ona benzer.
[İstidadlar, fıtratın yapıtaşıdır. Kabiliyetler, istidadlardan doğar. Kabiliyetlerden doğan meyiller, meyillerden doğan arzular, ihtiyaçlar fıtratın kan dolaşım sistemidir. Bu ihtiyaçların tatmini neticesinde ortaya çıkan zevk ve lezzetlerin, kişiye kendisini ve varlığı hissettiren yapısı nefsin, bir kendini yaşayışı ve kendi varlığını zevk etmesine sebep olabiliyor. Bu girdaptan tezkiye ile çıkamayan bir nefs, akıl ve kalb için bir bataklık hükmündedir. Tezkiye edilen bir nefs ise, Zât-ı Vâcibü’l-Vücud’un vücud-u mukaddesini hissedecek şekilde bir kudsiyet kesbeder, Kuddûs ismine ayna olacak bir hale terakki eder. Zühre için kemal seviye,........
