Petrol Ateşledi, Merkez Bankaları Harekete Geçti: BIST Bankaları Fırtınayı Atlatabilir mi?
ECB’nin 25 baz puanlık artışıyla mevduat faizi %2,50’ye ulaşırken, piyasalar Fed’in 15-16 Eylül toplantısında aynı adımı atma ihtimalini p olarak fiyatlıyor. Küresel para politikası senkronize bir sıkılaşma dönemine girebilir. ABD 10 yıllık tahvil faizinin 4,957 ile Trump yönetiminin kritik eşiği olan %5’e dayandığı bu ortamda, Fed’in her hamlesi son derece hassas bir denklemi bozabilir.
ECB’nin Hamlesinin Anatomisi
ECB, 10 Eylül 2026’da 25 baz puanlık artışla yıl içindeki ikinci faiz kararını verdi. Tetikleyici güç açık: ABD-İran savaşının yol açtığı enerji şoku, Brent petrolü 100 doların üzerine taşıdı ve Euro Bölgesi enflasyonunu %3’ün belirgin üzerine itti. ECB’nin yeni projeksiyonları enflasyonun 2% hedefine ancak 2027 sonunda dönebileceğini öngörüyor.
Reuters’ın haberlerine göre Başkan Christine Lagarde, bu kararı “tartışmaya bile gerek olmayan” (no-brainer) olarak nitelendirdi.
Piyasalar ise duraksama tanımıyor: LSEG verilerine göre Aralık ayında ek 25 baz puanlık artış ihtimali “,9 seviyesinde. Barclays ve Goldman Sachs da bu beklentiyi teyit ediyor.
Fed Tarafı: Bölünmüş Bir Tablo
Fed cephesinde tablo çok daha karmaşık. Reuters anketine göre (4-9 Eylül 2026 tarihleri arası) ekonomistlerin V’sı yıl sonuna kadar faizin sabit kalacağını öngörüyor ama bu oran bir ay önce €’di; yani oran bi hayli erimekte.
Fed’i sıkıştıran üç faktör şu an iç içe geçmiş durumda:
Enerji baskısı: $100 üzerindeki petrol, PCE enflasyonuna yukarı baskı yapıyor
Şahin Fed Başkanı: Kevin Warsh’ın Jackson Hole çıkışı “faiz artışı........
