İran'ı 'görme biçimi': Gösterilenler... Gizlenenler...
İncecik bir kitaptı ama çığır açıcıydı; Görme Biçimleri…
Beni hayli etkileyen devrimci yapıtlardan biriydi.
İngiliz sanat eleştirmeni John Berger’in (1926-2017), BBC için 1972 yılında hazırladığı dört bölümlük programı kitaba uyarlandı.
Geleneksel Batı kültürel estetiğine sert eleştiriler getiren
“Görme Biçimleri” en yalın haliyle şöyle diyordu:
-Bir şeye bakarken onu sadece gözünüzle değil, kültürünüz, bilginiz, inançlarınız ve alışkanlıklarınızla görürsünüz.
-Bakmak fiziksel bir eylemdir, görmek ise yorumlamaktır.
-Resimler, fotoğraflar, videolar size ne düşüneceğinizi ve neyi istememiz/sevmemiz/desteklememiz gerektiğini öğretir…
-Gördüğümüz hiçbir şey tarafsız değildir; her görüntü size bir şey öğretmeye çalışır.
Sadece sanatın değil, siyasetin de öznesidir; “Görme Biçimleri”...
Tüm bunlar, duyguları da etkilemeyi hedef alan psikolojik harbin ana konusudur! Korku, gurur, utanç, tehdit üzerinden yürütülür bu savaş…
Duyguyla bakılan şey sorgulanmaz. Mesela: Aynı görüntü, aynı kelime, aynı hikâye binbir tekrarla doğal gösterilir. Bir süre sonra insanlar şunu demeye başlar: “Zaten hep böyleydi.”
John Berger buna “alışkanlıkla görme” dedi.
Konuyu, İran (ya da Venezuela) olaylarına getireceğim; sosyal medyada bazı ünlülerin mesajlarını görünce yazmak istedim:
GÖSTERİLEN-GÖSTERİLMEYEN
İran, yaklaşık 45 yıldır ve özellikle de son 15 yıldır çok katmanlı ağır baskı altında yaşayan bir ekonomi yürütmeye çabalıyor.........
