Yanlış okunan tarih
Malazgirt’in pek konuşulmayan öncesi var:
Bizans, Selçuklularla hesaplaşmasından önce doğu sınırındaki siyasal düzeni değiştirdi.
Van Gölü’nden Kafkasya’ya uzanan bölgede bağımsız ya da yarı bağımsız Ermeni krallıkları ve yerel hanedanlar vardı. Bizans’ın doğrudan yönetmediği bu yapılar, imparatorluk ile doğudan gelen güçler arasında tampon görevi görüyordu.
11’inci yüzyılda bu siyaset değişti:
Vaspurakan 1021-1022’de Bizans egemenliğine geçti. Ani Krallığı 1045’te imparatorluğa katıldı. Ermeni aristokrasisinin bir bölümü Anadolu/Kapadokya’ya tehcir edildi.
Böylece eskiden yerel hanedanların savunduğu sınırın askeri ve mali yükü Bizans üzerine kaldı.
Tam bu sırada, Selçuklu devletinin düzenli ordusundan bağımsız hareket eden savaşçı-göçebe Türkmen grupları Doğu Anadolu’ya girmeye başladı…
Diyojen, bu hareketliliği durdurmak istedi. 1068 ve 1069’daki seferlerinden sonra 1071’de büyük ordusuyla doğuya yürüdü. Amacı doğudaki sınır hâkimiyetini yeniden kurmaktı.
İşte Malazgirt’e götüren doğrudan hamle buydu. Çünkü Alparslan o sırada Suriye’deydi ve yönü Fatımi Mısır’ına çevriliydi...
Diyojen’in büyük ordusunun doğuya geldiğini haber alınca seferinin yönünü değiştirdi ve Bizans ordusunu karşılamaya yöneldi...
Bugün Malazgirt’i “Alparslan Anadolu’yu fethetmeye geldi” diye anlatmak tabloyu tersinden okumaktır…
Bizans ordusundaki Türkler
Dönemin kaynaklarında Manzikert/Manazkert adıyla geçen bugünkü Malazgirt’te savaşanların hangi ekonomik dünyanın içinden geldiklerine bakalım:
Bizans, yerleşik tarım ve vergi devletiydi. Köylü toprağı işler, üretim........
