VAHİY PENCERESİ/ŞEYTAN KÖTÜLÜĞÜ GÜZEL GÖSTERİRKEN…
ŞEYTAN KÖTÜLÜĞÜ GÜZEL GÖSTERİRKEN…
İnsan, yanlış yolda olduğunu bile bile nasıl yürümeye devam eder?
تَاللّٰهِ لَقَدْ اَرْسَلْنَٓا اِلٰٓى اُمَمٍ مِنْ قَبْلِكَ فَزَيَّنَ لَهُمُ الشَّيْطَانُ اَعْمَالَهُمْ فَهُوَ وَلِيُّهُمُ الْيَوْمَ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ
تَاللّٰهِ لَقَدْ اَرْسَلْنَٓا اِلٰٓى اُمَمٍ مِنْ قَبْلِكَ فَزَيَّنَ لَهُمُ الشَّيْطَانُ اَعْمَالَهُمْ فَهُوَ وَلِيُّهُمُ الْيَوْمَ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ
“Allah’a andolsun ki, senden önceki ümmetlere de peygamberler gönderdik. Fakat şeytan, onlara yaptıkları işleri süslü gösterdi. Bugün de onların dostu odur. Onlar için elem verici bir azap vardır.”
Nahl Suresi, 63. ayet
Asıl mesele: Kötülüğü yapmak mı, güzel görmek mi?
İnsan bazen yanlış yaptığını bilir.
Bazen de yanlış yaptığını bilmez.
Daha tehlikelisi ise şudur:
Yanlış yaptığını bildiği hâlde, onu doğru gösterecek gerekçeler bulur.
Bir kötülüğü savunmak için bin bahane üretir. Bir haksızlığı meşrulaştırmak için bin cümle kurar. Bir zulmü görmezden gelmek için gözlerini kapatır.
Sonra da kendisini haklı zanneder.
İşte Kur’an, insanın bu hâline dikkat çekiyor.
Nahl Suresi 63. ayet, geçmiş ümmetlerin yaşadığı bir hakikati bugünün insanına da hatırlatıyor:
Şeytan, insanı her zaman kötülüğe zorlayarak kandırmaz.
Bazen kötülüğü süsleyerek kandırır.
Bazen yanlışı doğru gibi gösterir. Bazen haramı kazanç, zulmü güvenlik, kibri güç, gösterişi itibar olarak sunar.
Kendi elleriyle hazırladığı tuzağa, güzel bir yoldan geçiyormuş gibi yürür.
Şeytanın en büyük oyunu: Kötülüğü normalleştirmek
Ayetin dikkat çektiği nokta, şeytanın insanlara yaptıkları işleri süslü göstermesidir.
Burada insanın fiilleri ortadan kalkmıyor.
Ama yaptığı şeyin çirkinliğini görememeye başlıyor.
Çünkü şeytan, hakikati değiştiremese de insanın hakikate bakışını bozabiliyor.
Bir insanın gözünde haram, kazanç olabilir.
Bir başkasının gözünde kibir, şahsiyet olabilir.
Bir başkasının gözünde zulüm, başarı olabilir.
Bir başkasının gözünde dünya sevgisi,........
