S-400’den F-35’e: Türkiye’nin Savunma Denkleminde Ne Değişti?
S-400’den F-35’e: Türkiye’nin Savunma Denkleminde Ne Değişti?
Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemleri etrafındaki tartışma yeniden gündemde. Bir dönem Türkiye’nin hava savunma ihtiyacının önemli unsurlarından biri olarak görülen S-400’lerin üçüncü bir ülkeye devredilmesi ihtimali konuşulurken, bunun karşılığında Türkiye’nin F-35 programına yeniden dahil edilmesi de gündeme geliyor.
Ancak meselenin özünü yalnızca “S-400 verilecek, F-35 alınacak” şeklinde okumak doğru değil. Burada yaklaşık on yıllık bir savunma ve dış politika denkleminin yeniden şekillenmesi söz konusu.
S-400 neden alınmıştı?
Türkiye, uzun yıllar boyunca uzun menzilli hava ve füze savunma sistemi arayışında oldu. Ankara ile Washington arasında Patriot sistemleri konusunda çeşitli görüşmeler yapılmasına rağmen şartlar üzerinde uzlaşılamadı. Türkiye bunun ardından Rusya ile S-400 anlaşmasına yöneldi.
ABD ise daha en başından S-400 alımının Türkiye’nin F-35 programındaki konumunu etkileyeceği konusunda Ankara’yı uyardı. Washington, Rus yapımı sistemin NATO sistemleriyle uyumsuz olduğunu ve F-35’in hassas teknolojileri açısından güvenlik riski oluşturabileceğini savundu.
Türkiye ise kendi hava savunma ihtiyacını karşılamak amacıyla bu sistemi satın aldı.
Kriz nasıl F-35 meselesine dönüştü?
S-400’lerin Türkiye’ye teslim edilmesiyle birlikte Ankara-Washington hattındaki sorun daha da büyüdü. ABD, Türkiye’nin F-35 programındaki katılımını askıya aldı ve ardından Türkiye programdan çıkarıldı.
Washington’un gerekçesi yalnızca siyasi bir tercih değildi. ABD makamları, S-400’ün F-35 ile aynı ülkede bulunmasının Rusya açısından F-35 teknolojileri hakkında bilgi edinme riski oluşturabileceğini savundu. ABD Dışişleri Bakanlığı da S-400’ün Türkiye’nin F-35 programından........
